18 Haziran 2013 Salı

Her Şeyi İçinde Tutan İnsanlardan Hoşlanmam, Her Şeyi İçimde Tutamam

Kadersizim ben. Gerçekten kadersizim. 
En azından internet konusunda KESİNLİKLE öyleyim. 
Nisan ayından beri girmem yasak olan internet zaten ne zaman fırsatını bulsam kesiliyordu. Ama ben yaz tatilinde bilgisayarı almaya o kadar odaklanmıştım ki tüm sene boyunca bir türlü yerinde duramayan internetin yaz tatilinde de elbette yerinde durmayacağını aklımın ucundan bile geçirmemiştim. (Net baka ama Alice daha baka.) Hayat bu kadar acımasız olamazdı. Olmamalıydı. Hele annemin yaz tatilinde, yapacak hiçbir bokun olmadığı yaz tatilinde, hele de daha ilk günlerinde "sürekli internete giriyorsun, radyasyon kapacaksın", "resmen internet bağımlısı oldun" ya da "internete girmekten başka hiçbir şey yapmıyorsun artık" demesi... ULAN ZATEN NİSAN AYINDAN BERİ DOĞRU DÜZGÜN BİLGİSAYARA GİREMİMİŞİM, GİZLİCE GİRSEM BİLE ZATEN SÜREKLİ GİDEN BİR İNTERNETİMİZ OLDUĞUNU SEN DE GAYET İYİ BİLİYORSUN, ÜSTELİK DAHA OKULUN İLK HAFTASI, BIRAK DA BİRAZ CILKINI ÇIKARAYIM BE KARI: SONRA ZATEN YAPACAK DÜNYA KADAR İŞ ÇIKACAK!!!!! Tek çocuklara neden acıdıklarını hiç anlamazdım. Meğer ne kadar da haklılarmış. Biz tek çocuklar gerçekten çok zavallıyız. En azından ben öyleyim yani. Ne babam var, ne de kardeşim var; haliyle iletişim yolu "bağırmak" olan annemin iletişim kurabileceği tek canlı olarak ben kalınca da... Böyle oluyor işte. Neyse ki gitti şimdi. İnşallah 1 hafta boyunca yüzünü bile görmeyeceğim. Şu an bu söylediklerimin çok ayıp olduğunu düşünüyor olabilirsiniz ama umurumda değil. Yeter be. Gelmiş 40 yaşına hala ergenin tekiyle uğraşıyor. Dün kadını ciddi ciddi boğazlayasım geldi. Yalan söyledim, annemi sevmiyor değilim ama ayda bir kez, hatta birkaç saat görsem yeter bana. Burada iyi aileleri, çok sevdikleri anne ve babaları olan çocuklar olabilir, onları kötü etkilemek istemem ama biricik bloguma yazmayacağım da nereye yazacağım? Aile ilişkilerini alabildiğine yapmacık buluyorum. Hani şu anne-babalarıyla arkadaş gibi olanlar var ya, heh, işte onların ilişkileri yapmacıklıktan çıkabiliyor bir işte. Bence "aile" dediğin şey tamamen şu mantık üzerine kurulu: "Sana bakıyorum ve seni büyütüyorum, bu yüzden bana saygı ve sevgi duymalı, dediklerimi yapmalısın." Ebeveyn ve çocukların kişiliğine göre ekleme ya da azaltmalar da olabiliyor ama genel olarak temel ya da mantık bu. 
Şu an okuduğum kitabın (Ateş Böceği Yolu - Kristin Hanna, kitap fuarından almıştım, beklenmedik şekilde güzel çıktı bu arada.) baş karakterlerinden birinin hippi bir anası var. Kendine "Cloud" diyor, kafasına estiği gibi Tully'yi (kızı) terk edip gidiyor, genelde kim bilir hangi cehennemde oluyor ve tabii ki esrar falan bünyede sürüsüne bereket. sdfghjkl Şimdi öyle bir ana da istemiyorum elbette ama benim annem de çok... Öfkeli, deliler gibi öfkeli, bir anne için müthiş sabırsız, kontrolcü, satürn kadar egosu var, çok bilmişlikte dünya markası, en ufak şeyden dolayı tepesi atabiliyor, 
süper-anlayışsız, süper-hoşgörüsüz, süper-önyargılı, kötümser.
Sanırım eşşek arısı halüsinasyonu görüyorum. Şu an karşımda duran kitaplığın üzerinde, tam "Dünya Mitolojisi" kitabının üzerinde ne zaman baksam bir eşşek arısı oynuyor, sonra da baktığımı görünce uçup camdan dışarı çıkıyor. Demin 4 ya da 5. kez aynı şey olunca camı kapattım. Kapatırken de yemin ederim camın orada küçük bir şey havalandı. Bunlar ya aklımın oyunları ya da süper bir kahramanken düşmanım tarafından bu dünyaya itildiğim yerden gelen eşşek arısı kılığında bir ajandı o. Ama düşmanımın ajanı mı yoksa beni buradan kurtarmaya gelen bir ajan mı bilemiyorum. Veya belki de tamamen başka, daha gizemli ve heyecan verici bir olaydır: Belki de gizli bir örgüt tarafından dünyayı kurtarılmak için ben seçilmişimdir de böcek kılığındaki ajanlar beni izliyorlardır. Öyleyse bilgisayarı kapatıp onlara biraz ninja yeteneklerimi falan mı göstersem. Arı gitti ama arkamda bir kebelek, tavanda da şu yeşil şeylerden var, bok böceği olanlardan değil de daha ince ve uzun olanlardan hani. (Ama o eşşek arısı bir ajandıysa bile bunlar %98 olasılıkla normal böceklerdir.) Camı açtım ama inşallah gene gelir. Gelirse ona Sebastian'ın bıçak fırlatma hareketini nasıl yaptığımı göstereceğim. 
Neyse işte, anne konusuna geri dönecek olursak, diyeceğim şu ki ben ergenliğinin doruğunda bir ergen olarak sadece biraz sabır, hoşgörü ve rahat bırakılmayı diliyorum. Neden bu kadarını bile anlamıyor? Onunla sürekli savaşmaktan gerçekten yoruldum. Beni deli ediyor ve işte bu ergenlik falan değil. Ona öfke besliyorum ve ben büyüdüğümde bu öfke onun için kötü olur. Biraz olsun rahat bırakılmak için yine okula gidiyor olmayı dilediğim zamanlar oldu lan. Ben lan ben. Hatta ve hatta babamdan yardım diledim lan (kıçını bile kaldırmadı elbette) BABAMDAN! Artık ona karşı hiçbir his beslemiyor olabilirim ama bir zamanlar en çok nefret ettiğim insandı sonuçta. Bunların üzerine söylenecek bir şey kalmadı zaten. 
Ben: *içmem*
Ben: *sarhoş olmam* 
Ben: *kimseyle oynaşmam*
Ben: *yasadışı şeyler yapmam*
Ben: *yaramazlık yapmam*
Ben: *bilgisayara girerim*
Annem: SENİ YETİŞTİRİRKEN NEREDE HATA YAPTIM BEN, AH KEŞKE SENİ DOĞURACAĞIMA TAŞ DOĞURAYDIM, BU KADAR APTAL, ÇİRKİN VE KÖTÜ BİR ÇOCUK OLACAĞINI NEREDEN BİLEBİLİRDİM Kİ!!!???
Bir de yetişkinlerin neden bir türlü çocukların kendi fikirleri olabileceğini anlayamadıklarını anlamıyorum.
Aha arı yine girmiş, ulan bence o arı ajan majan değil, kitabın orada bir boklar yapıyor ama ben yine fırlattım bıçakları Sebastian gibi. Çok fırlatamadım evde ama ya, koltuğa fırlattım ancak, şimdi oraya buraya bir şeyler olur, annem *DIIIIITTT* Artık gördüyse gördü, görmediyse de benim problemim değil, hem yeter lan ajansa da! Akşam annem gelince bakacağım o kitapların arkasına ne bok yapmış diye. (Büyük ihtimalle yuva yapıyor.)
Yalnız bu demin kitabın arkasına girdiğinde ben kitabı buna doğru ittim, bir yerlerden çıktı, sonra da korkunç bir şeyler oldu ama..? Kesin düşman bunlar. Değillerse de artık oldular yani. ^^"
 Ha bu arada önceki yazıda tüm o yaz planları iptal: Tamamen ve sadece hikileyeceğim. (Hikikomorileyeceğim/Hikikomorilik yapacağım/evden dışarı adımımı atmayacağım yani.) -___- Yine en yakın arkadaş evet -YİNE yine ve YİNE!!! Uzun uzun anlatamayacak kadar şoktayım fakat bu sefer gerçekten diğerleri gibi değil. Bu sefer gerçekten işin içine etmeyi başardım.Tamamen benim hatamdı. TAMAMEN. Geri dönülmez bir hataydı da aynı zamanda.
 Her sabah yeni bir film izliyorum ve bu iş çok hoşuma gitti. ._.
Shingeki no Kyojin'in ilk bölümü o kadar muhteşemdi kibeni ağlattı. Ama diğer bölümleri daha da muhteşem. Bu akşam güncele gelirsem bu güncel olarak takip ettiğim 2. anime olacak. (İlki Another'dı.)  Nedense içimde böyle bir animeyi akşama doğru izlemem gerekiyormuş gibi bir his var. Bir de aşırı shounen havamdayım. Bana bu tarz, kısa ama vurucu, iyi bir tarza sahip bir anime önerebilir misiniz? Olmadı Naruto maratonu yapacağım da. Kendimin de böyle bir hikaye yazasım var ama aklıma hiçbir savaş-dövüş konusu gelmiyor.
 Yazacak başka hiçbir şey yok.

14 yorum:

  1. Lan bir bilgisayar için mi kıyıyor sana annen. -__-
    Ve cidden çocuklara sadece sinir gidermek için kullanılan boş kabuklar diye bakan yetişkinleri anlayamıyorum. Kendi ailemden olmasa da bu insanlar her yerde varlar. Çocukluklarında ne olmuş kim bilir.
    Ve anime konusunda..Shounen anime konusunda pek bir deneyimim yok ama Ao no Exorcist izleyebilirsin (Daha izlemediysen.)
    Bir de Zombie-Loan var ama shounen'den biraz uzak falan, yine de güzeldir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ao No Exoşisto'yu izledim. ._. Zombie Loan'a da bir bakayım.

      Sil
  2. Allah sana kolaylık versin Alice ._. Bende önüme her çizim defterimi açtığımda bana "sen bu dünyaya sadece resim çizmek için mi geldin? otur biraz ders çalış soru çöz!" diyen annemi kötüler kötüsü sanırdım .-. Aslında annem sürekli çalıştığı için ve tatillerde babamın yanında olduğumuz için onu pek görmüyorum ve görmedikçe daha çok seviyorum. Ergenlikten mi bilmiyorum ama annemi günde sadece yarım saat görmek bana yetiyor. Bende şuan pek shounen havamda değilim açıkçası zaten dün School Days'i bitirdim hala o animenin "o" sonun biraz da olsa etkisindeyim (SAKIN İZLEME. SAKIN.), canım sıkıldıkça hentai ve yaoi okuyorum, OVA şeklinde shoujo izliyorum, o da olmadı 90lı yılların shoujolarını izliyorum. Nasıl bir ruh halindeysem savaşları şuan pek kaldıramıyorum ._. Ama Shingeki no Kyojin harbi süper lan. Böyle diye diye nazar değecek ve sonu SAO'ya benzeyecek diye korkuyorum ama öyle bir anime övülmez de ne yapılır? Hele o 11. bölüm! Adamlar tam yerinde kesme işinde çok iyiler. Kendimi mangaya başlamamak için zor tutuyorum. Ve Eren almanmış lan ;__; Ben hep Türk sanıp gururlanıyodum ;__; Şey ama soyadından anlamam gerekirdi alman olduğunu "jaeger"... Henüz başlamadım ama Magi iyi diye duydum. Belki Code Geass ve Guilty Crown'u sevebilirsin. Code Geass'in akıl oyunları Death Note kadar iyi olmasa da çok iyi bir anime. Guilty Crown biraz psikolojik bir anime ama yine de tavsiye ederim ._.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten annemin bu deliliği, okul döneminde, elimde aklımı kaçırmamak için bir tek resim defterim kalmışken onu almasıyla başladı. Onu hiç affetmedim ve affedemem de herhalde. O dediğin görme süreleri benim için de geçerli.
      O School Days hakkında HERKESTEN "sakın izleme!" uyarıları alıyorum ve merakım gittikçe artıyor. o_o Kiri gibi sadece sonunu izlemek istiyorum ama seriyi izleyipte alınan hissi alır mıyım öyle, emin değilim. Sırf sonu için izlemek istiyorum, öte yandan da o kadar berbatsa hiç ilişmeyeyim diyorum. Büyük ikilemde kaldım.
      90'lı yılların shoujo'ları iyidir. Hiç izlemedim ama o sıralar "moe" diye bir şey yoktu ya... O yüzden her halükarda iyidir diye tahmin ediyorum. u_u
      Valla ben de nazar değecek diye korkuyorum, SAO'yu bilmiyorum da, o kadar süper ki dediğin gibi insanın bu kadar iyi olabileceğine inanası gelmiyor. O karakterler, çizimler, müzikler... Ve sdfghjkl ben de Eren'i Türk kabul etmiştim ve soyadı öyle olsa da Türk olarak hayal etmeye devam edeceğim. Çocuk da tam Türk tipi var bence ayrıca. ._.
      Code Geass'e devam etmem gerektiğini biliyorum. Guilty Crown ise sen o kadar övdüğünden beri aklımda ama bir türlü başlayamadım. Magi'ye başlamayı da tam düşünüyordum!

      Sil
    2. O kadar merak ediyorsan işe sonu asdfghjk: http://www.youtube.com/watch?v=EmcVhFE5Mis

      Bende tamamen tesadüfen sonunu izlemiştim animenin ve olayların nasıl geliştiğini merak ettiğim için başlamıştım, başlamaz olaymışım. O ölen çocuk tam bir orospu. Bir çift meme görsün adam her şeyi unutuyor, önüne gelenle yatıyor. Animedeki bütün karakterden nefret ediyorum. Tabi Katsura'dan (şu en sondaki uzun siyah saçlı kız hani diğerinin karnını yaran) diğerlerinden daha az nefret ediyorum, o biraz masumdu asdfgh

      Sil
    3. Abi ne bu School Days la? o_- Sonunu izzledim de ben de bir şey anlamadım... sdfghjkl Ama o kadar uyarınızı dikkate almayıp izlersem de ayıp olur. v_v

      Sil
  3. Aile konusuna girersem çıkamam herhalde alsfmds
    Zaten internet ve insani haklar konusunda senden bile şanssız durumdayım. Son 2-3 yıldır internet bana yasak. Bildiğin yasak. Ben hep kendi imkanlarımla giriyorum. Zeka puanım 90'dan yukarı olmasaydı onu bile yapamazdım. Bilgisayarı bile yasaklamak için köşe kapmaca oynuyorlar. Tükürdüğümün uykusuna bile karışıyorlar. Sonra da "biz sana güveniyoruz eki eki eki sen kötü bir şey yapmazsın" diyip beni saat en geç 5'te evde olmak üzere dışarıya salıyorlar. Hayır nasıl bir anlayışsa bu ben anlayamıyorum. Ablam benden öyle çok yaş büyük falan değil ve kız saat 10-11'e kadar hiç bir eleştri almadan dışarıda sürtebiliyor. Ben de evde oturuyorum. İnsanların yüzünü görmeye meraklı olduğumdan değil ama işlerine geldiğinde evdeki fare işlerine geldiklerinde de "süper yetenekli", "özgüvenli" çocukları olmaktan bıktım. Özgüven neremde bilmiyorum, egoistim tamam ama özgüven yok. Yetenek konusunda da resimlerimi/bestelerimi ben aileme göstermem, büyük insanlara da göstermem. Rahatsız olurum. Herhalde kahin falanlar. Ayrıca beni hacker bozması sanıyorlar.
    Ben de onlara çok güveniyorum bu yüzden. Hiç bir şeye izin vermeyen nedensiz, sorumsuz ailem. Tek istekleri köleleri olup büyüyünce onlara bakmam. Çünkü ablam onlara bakmayacak. Sevgili evlatları, beni onun için sıçtıkları evlatları gelecekte onlarla muhtemelen benim kadar haşır neşir olmak zorunda kalmayacak.
    Öf neyse bea.
    Shingeki no Kyojin fena değildi bence, ama bilmiyorum abartılı klişe geldi bana. Zaten anime sonuç olarak çok bir şey beklemiyorum ama ne bileyim. Bir yerden sonra fazla shounen izlemek bünyede ters tepki yapıyor. İnsanların ağladığı yerlere ben gülmeye başlıyorum aslkcdmf
    Shounen olarak genelde uzun seriler var ve çoğunun sonu inanılmaz derecede saçmalıyor. Bleach çok uzun, One Piece'in ardarda 6 bölümünü izlemek bile beni öldürdü (konuya gelmek istiyordum ama başaramadım, zaten çizimleri beni rahatsız ediyor), fairytaili bir türlü sevemedim fazla klişe geliyor bana,Katekyo Hitman Reborn beni sıktı ve Naruto da çok çok çok uzun.
    Ama sonuç olarak Naruto ve Bleach bence izlenebilir. Ama sabır gerektiriyor. Baccano'nun iyi olduğunu söyleyenleri görmüştüm. Bilmiyorum. Durarara'nın mangaka grubu mu ne yapmış diyorlardı. Hala Durarara'yı bitirmedim -_- bilmiyorum. CANAAN izleyebilirsin. Ben sevmiştim. Hem bir de CANAAN shounenimsi vuruş kırış var ama amaç çok "ben çok acılar çektim şimdi dünyayı kurtarıp tüm insanları korumalıyım" değil (shounen değil aslında daha çok yetişkinlere yönelik de o şeyin adını unuttum asldfmc) Bir de protagonistler kız, beğenirsin bence. U_U
    (yorumu okuyup kontrol etmekle uğraşamıycam, uğraşırsam küfredip silicem biliyorum alskdfmc)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Senin durumun benden de kötü Ninja-sensei. TTmTT Valla Allah bizlere kolaylık versin, ne diyeyim? u_u
      Shingeki no Kyojin'de bence tam aksine, anti-klişe bir anime olmuş, karakterleri çok etkileyici. Ama Eren'in şu "hepsini mahvedeceğimmm!!!" olayı klişe gelmiş olabilir gerçi.
      One Piece ile Fairy Tail bana nasıl desem... Ya hem uzunlar, hem de arkadaşlık, dostluk vb. klişeleri çok, hem de popülaritelerinin %50'si ecchi kaynaklı. Bence de yine en izlenebilirleri Naruto ve Bleach ama bilemiyorum. Sanırım ben Shingeki'den başka bir şeyle tatmin olmam.
      CANAAN bir ara blogunda bahsettiğini hatırlıyorum. Bana Black Lagoon-vari gelmişti. =_= Eğer öyleyse süperdir!

      Sil
    2. Bir de Baccano'yu Durarara!!'yı yapan grup yapıyor, evet ama ben onun shounen olduğunu hiç duymamıştım. 0_- Bir de fazla iyi değilmiş diye biliyordum.

      Sil
  4. Ailem konusunda şanslıyım, şu ana kadar hiç interneti yasaklamadılar bana. Gerçi bu gece de üçe kadar bilgisayar kullanırsam yasaklarlar herhalde. Gece bilgisayar kullanmak çok sinir bozucu, en ufak sesi bile duyacaklar korkusu var içimde.
    Eğer istisna varsa bilmem fakat benim gözlemlediğim ailelerin neredeyse tamamı çocuklarını çok tuhaf yetiştiriyor. Sanal bebekler gibi. Sadece ihtiyaçlarını karşılıyorlar, fikirlerini ise önemsemiyorlar/dinlemiyorlar. Dinleyenler ise zaten birkaç kitap okuyup dünyanın en iyi ebeveynleri zanneden insanlar.
    Shingeki no Kyojin gerçekten iyi mi? Ne zaman insanlar tarafından abartılı şekilde beğenilen bir eseri izlesem hayal kırıklığına uğruyorum genelde.
    Anime önerme konusunda tamamen beceriksizim o yüzden bir şey söyleyemeyeceğim bu konuda.
    Bu arada eklediğin ankette Herkes şıkkını görünce aklıma Monte Kristo Kontu geldi. Dünyanın en ironik şeyi Hollywood yapımı bir devrim filmi olmasına rağmen neden bu kadar sevdiğimi anlamıyorum V for Vendetta'yı. Çizgi romanından dolayı herhalde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben öyle manyak gibi internet kullanmadığım halde yasaklıyor bir de. Benim gibi bir insan için neredeyse bir Tanrı olan interneti, yasaklayamazsın, yasaklamamalısın.
      Ben de ne zaman insanlar tarafından abartılan bir seriye başlasam abartıldığı kadar olduğunu gördüğüm için... ^^" Bence Shingeki çok güzel ama. Konusu, çizimleri, müzikleri harika. İzlerken bir anime değil de sanki gerçek izliyormuş gibi bir his veriyor. Kişisel nedenlerden dolayı beğenmezsen bile asla "kalitesiz" demeyeceğin bir yapım olduğunu söyleyebilirim en azından.
      V for Vendetta'nın Hollywood yapımı olması gerçekten çok garip ama V for Vendetta beğenilmeyecek film değil ama yaptığım gönderme oraya değildi.

      Sil
    2. Ben de başlarım kesin bu yaz. Aslında abartılan şeyleri sevmememin nedeni kötü olmalarından çok beklentilerimin çok yüksek olması. Çok övülen bir şeye başladığımda özel bir şeyler bekliyorum.
      Yaptığın göndermeyi asla anlayamayacağım sanırım. Bu konularda çok kötüyüm.

      Sil
  5. Orda olsaydım anneni döverdim diyeceğim de dövülmez ki.Acayip kızıyorum annene ;A;.Ben o halde yaşayamazdım.Aslında annene bakınca kendi aileme tapmam falan gerekiyor.Aslında diğer ailelere bakınca bile.Daha kötüleri de var bir de.Pffthh.
    Kardeşime çok kızdığım falan oluyor ama ben de ne anlayışsızım daha bebek yaramazlık yapabilir tabii ;3;.
    Ben benim sevdiklerini sevmezler diye anime önermekten çekiniyorum.Ayrıca çok bilgisiz olduğumu falan düşünüyorum 38 anime OVA,hiç hatırlamadığım anime filmleri vb ile birlikte.Aslında o kadar az sayılmaz da,neyse işte.

    YanıtlaSil
  6. Sen herkesi dövüyorsun zaten. sdfghjkl Ama anneme dokunma. v_v Bin kat kötü çok anne var. Benim annem kötü anne bile değil. İyi anne de... Ya abartıyor.
    Benden çok anime izlemiş olabilirsin. ._. Bilmiyorum. ._. Bence önermekten çekinme. Beğenmeyen beğenmez! v_v

    YanıtlaSil