22 Haziran 2013 Cumartesi

Titanlarla Savaş

 Shingeki no Kyojin Shingeki no Kyojin
Ben normalde herkesin hakkında çok fazla konuştuğu ve önceden benden fazla bilgi sahibi olduğu animelere çabuk ısınamam. (Mesela Naruto gibi: Şimdi Naruto'ya hayran olsam da ısınmam zor olmuştu.) Shingeki no Kyojin de okullar bitmeden çoook önce başlamıştı, daha başlayacağı haberi çıktığında ilgimi çeken bir animeydi, ama şu SBS yüzünden (Bu arada SBS demişken, en sonunda notum için endişelenmeye başladım, ciddi ciddi korkuyorum, umarım iyi bir not alırım, her neyse.) güncel olarak izleyemedim. İşte bu durumda normalde benim bu seriye bir türlü ısınamamam gerekirdi. Aslında bu ısınamamış halim. Evet. (Güncel takip etsem herhalde 2. bir Death Note vakası falan yaşanacakmış demek ki.) 
Şimdi zaten bilmeyen herhalde yoktur (varsa çok özür diliyorum bu arada) ama adettendir diye basitçe anlatayım: Hikaye insanoğlunun devlerden korunmak için  duvarların ardında yaşadıkları bir evrende geçiyor. Bir zamanlar devlerin yemi olmaktan kurtulabilmiş az sayıda insanın inşa ettiği duvarların ardında  100 yıldan beri tek bir dev bile görülmemiştir. Bu yüzden askerler bile gevşek davranmakta ve en fazla duvar tamircisi olarak görülmektedir. Derken bir gün olağanüstü büyüklükteki bir dev surları yıkar ve böylece devlerle savaş tekrar başlamış olur. 
---Buradan sonrası hafif spoiler'lar içerebilir---
Konu basitçe böyle. (Nasıl olsa turkanimeden tekrar okursunuz. v_v" sdfghjklşiğ) Tabii baş karakterimiz Eren'in annesi titan tarafından yenilince "Tüm titanların kökünü kurutacağım!" diye yemin etmesi gibi bir olay da var da öyle salak salak şeyleri spoiler sayıyorlar ki spoiler uyarısından önce söylemedim. Bu ve daha ciddi bir spoiler uyarısı yapana kadarki kısım zaten bu tür salak salak şeyleri de spoiler sayanlar için spoiler. Spoiler. Neyse.
Öncelikle müziklerden başlayayım. Şahane. Şimdi çizimlere geçelim (sdfghjkl): Çizimler MÜTHİŞ! İşte SBS döneminde içim gide gide anime sayfalarında dolanırken sürekli karşıma çıkan Shingeki resimlerinde beni bu animeyi izleme isteğiyle dolduran ilk ve en önemli özellik çizimlerdi. Çizimlere gerçekten bayıldım. Bazıları çizgiler fazla kalın falan demiş ve öyle de ama bence bu animeyi daha da müthiş kılıyor. Animelerde çizildiğini hissettiğim çizimleri seviyorum. (Belki de sırf bu yüzden moe'ye katlanamıyorumdur?) Bunun çizimleri de öyle işte: Zaten böyle bir animeden klasik(leşmiş) böcek gözlü anime karakterleri bekleyemezsin de bununkiler bir ayrı güzel. Bazı yerlerde çizgilerin incelip kalınlaşması gibi ilginç şeyler bile görülüyor. 0_- Gerçekten insanda olanları kendisi yaşıyormuş izlenimi veren çizimleri var ama.

Hah... "Kendisi yaşıyormuş izlenimi vermek"ten bahsetmişken... Gelelim anime ile ilgili en çok sevdiğim şeye: ÇOK GERÇEKÇİ! Yani... Nasıl desem..? TÜM karakterler sanki gerçek birinden örnek alınmış gibi. Zaten baş karakterlerin öyle olması beklenir ama abi yan karakterler bile çok ayrıntılı ve hepsini kendine has özelliklerinden tanıyabiliyorsun. Normalde animelerde herkesin kaş, göz, burun, dudak vb. vs. yapısı aynı olurken dikkat ettim de bu animede öyle değil. Mesela bu, bu ya da bu. (Reiner, Jean falan filan zaten siper. Şu "süper" yerine geçen "siper" lafı da ağzıma sakız oldu. Biri kurtarsın beni.) Üstelik bunların hepsi yan karakter ama hepsinin hem dış görünüşleri hem de karakterleri çok ayrıntılı. Karakterlerin sadece renkleri değiştirilmiş gibi duran diğer animelere benzemiyor yani. Bu yüzden Shingeki'yi izlerken hep animeden çok film izliyormuş hissine kapılıyorum.
Bir de şöyle bir şey var... Şimdi bu anime insanlarla titanlar arasındaki bir savaşı anlatıyor ve elbette BOLCA insan devlerin yemi oluyor. Normalde sadece figüran olan bu insanların görevi korkunç şekillerde ölüp devlerin dehşetini izleyiciye yansıtmaktan başka bir şey değilken bu animede ölen her karakter için sadece bir kez konuşmuş olsalar bile üzülüyorsunuz. (Spoiler geliyor. Bööö.) Mesela ben şu Mina, Tomas ve Hannah'nın sevgilisi olan çocuğun ölümlerine çok üzülmüştüm. Bence bu az önce bahsettiğim pek de önemli olmayan karakterlerin bile oldukça ayrıntılı çiziminden kaynaklanıyor. (Bu arada ben hariç kimsenin dikkatini çekmiş midir acaba bu..?) Ayrıca ölen yan karakterler için bile üzüldüğüm gibi Eren'in titanlara duyduğu öfkeyi de içimde resmen hissettim. O pişkin gülümsemeleriyle "az karnımızı doyurak ehehe" diye gelen salak titanları gördükçe ekrana yumruğu geçiresim geldi. (Bunu son yaptığımda Death Note'un 25. bölümünü izlemiştim ve bilgisayar tamire götürülmüştü. Annem de canıma okumuştu. Aslında o zaman bana bilgisayarı da animeyi de sonsuza dek yasaklamadığı için önceki yazıda ona söylediklerimi geri alabilirim. Ama yok canım, o L'ye olan muazzam sevgimdendi ve annem bile her ne kadar L hakkında ileri geri konuşmaktan hiçbir zaman geri kalmasa da, L sevgime saygı duyar. Kalbi olan herkes saygı duyar. Dur lan, konu nereden L'ye geldi, Shingeki'den falan bahsediyordum?)
-BURADAN SONRASI CİDDİ CİDDİ SPOILER İÇERİR. LÜTFEN SADECE YAYINLANMIŞ 11 BÖLÜMÜ DE İZLEMİŞ OLANLAR DEVAM ETSİN. SONRA GELİP BENİ SUÇLAMAYIN.-
 Ulan o Armin'i yemeye gelip de Eren'i yiyen (Süper sahneydi ama böyle betimleyince nedense komik geldi.) sakallı dev vardı ya... ONUN BEN >#927{)-0 *çizgi roman küfürü ettim ehe* Tomas'ın yenme sahnesi de çok iğrençti mesela. İşte öyle sahnelerde ben orada olacaktım var ya! Bir b.k yapamazdım. -_- Çünkü devlerin korkunçluğunu da çok iyi yansıtmış kahrolasıcalar. Onların o pis gülümselerini ne zaman görsem hem yoğun bir nefret hem de o askerlerin korkularını bizzat duydum. Normalde herhalde en son korkacağım şey devlerdir, "ehehe küçücüğüm ne de olsa, kaçarım ki ben" diye düşünürüm hep devler söz konusu olunca ve neden korkulduğunu anlamam ama animede gerçekten iyi anladım.
Bu arada, sakın "bu mal çok duygusal, beni böyle hissettiremez ki bu anime" demeyin, duygusalım diye ben de verilmek isteyen duyguyu o kadar hissetmem herhalde. Gerçekten verebilmeleri gerekir o duyguyu. Ve verebilmişler arkadaşlar. Çirkin titanlar o kocaman sıfatlarıyla ekrana yaklaştıklarında, bilgisayarımın başındaki ben, kendimi bir böcek gibi hissettim diyeyim siz anlayın. Hem de nasıl vermişler... (Ki animenin anlattığı da bu zaten.)
Böyle hissettiğim son şey Açlık Oyunları'ydı. Kitabı bitirdiğim 1 buçuk gün içerisinde hem haraçların korkusunu hem de Capitol'a müthiş bir öfke duymuştum. Shingeki'yi biraz Açlık Oyunları'na benzetiyorum bu yüzden. Ama Shingeki daha güzel. -w-
Beni en çok etkileyen sahne Mikasa'nın hikayesinin anlatıldığı sahneydi ama. Size şu kadarını söyleyeyim: Yaz mevsiminde battaniyeye sarılmama neden oldu o sahne benim. ;_; "Hayatımın anlamı tamamen kaybolmuştu. Beni hayatta tutan neydi? Üzgünüm Eren. Pes etmeyeceğim. Bir daha asla pes etmeyeceğim. Eğer ölseydim seni hatırlayamazdım. Ne olursa olsun yeneceğim! Ne olursa olsun hayatta kalacağım!" Ve ardından BOOOM! *Titan Eren gelir* O sahnede üşümem geçiverdi ve direk "NOLUYO LÖÖÖÖÖN!!!???" moduna geçtim. Çok siper sahnelerdi. omo
Mikasa'nın öyküsüne dönüyorum. Sanırım animede en çok beğendim kısımdı. Gerçekten... Mikasa'nın aslında güçlünün güçsüzü ezişini defalarca kez gördüğünü, bunun hep çevresinde olduğunu, sadece onun görmezden geldiğini hatırladığı ve o andan sonra hiçbir çekincesi kalmadığı sahne bir harikaydı. Aslında Eren'in o yaşta Mikasa'yı kaçıran o iki herifi gözünü kırpmadan öldürdüğü sahne de bir müthişti. "Tatakayu! Tatakayu! TATAKAYU!" hiç kafamdan çıkmayacak Eren. v_v
Titan Eren çoq yaqışıklı. .))) 
-SPOILER BİTMİŞTİR-
Fakat bu animeyle ilgili bir sorunum var... Favori karakterim kim bilmiyorum. ._." Eren, Armin, Mikasa va Sasha arasında kalmış durumdayım. Hepsi birbirinden müthiş. Aslında Eren yoktu da son bölümdeki Mikasa: "Eren nasıl hissediyorsun?" Eren: "Evet." diyaloğundan sonra artık o da var. sdfghjkl Mikasa ise zaten süper kız. ("Sasha yine osurdu efendim.") E Armin desen dünya tatlısı. Ama Patates Kız da Patates Kız yani. "İnsanlara neden patates yediklerini mi soruyorsunuz efendim?" O kızın yüz ifadelerine falan bayılıyorum. Sahiden çok eğlenceli bir karakter. Ayrıca seiyuusuna gerçekten bayıldım. "Ben bu mideyle ne yapacağım?" dediği sırada sesi çok komikti.  o_o (Ayrıca Armin'in sürekli boğuluyormuş ya da karnına bir şey bastırılıyormuş gibi konuştuğunu düşünen tek kişi ben miyim? 0_0)
Aslında düşündüm de animede insan olarak sevmediğim karakter yok. ._. Şu 10.  bölümde Armin'in o kadar dil dökmesine rağmen hala "İşaret vereceğim! İşaret vereceğim!" diye mallanıp duran gözü dönmüş, aşağılık, pis herif hariç. (Garrison mıydı neydi adı.) Lan bir insan Armin'e nasıl kıyar!? Armin olomn Armin! 
Gelelim Armin'e... Armin, Armin, Armin u^u... ONU DELİ GİBİ MELLO'YA BENZETİYORUM. "Hööö? Nerede lan onda Mello'daki karizma!?" diyebilirsiniz. Haklısınız! Mello'daki karizma onda yok. (O daha çok şu çıtkırıldım, nazik, tatlı oğlanlardan ama türünün diğer örnekleri gibi değil, merak etmeyin.) Ama benzetiyorum işte... İşin garibi sırf görünümünü değil. Sanki Mello Wammy's House gibi bir yere gitmese Armin'e benzermiş gibi geliyor bana nedense. Gerçi -her ne kadar animede şu ana dek gizemli kalmış olsa da- Armin'in de çok iç açıcı bir geçmişi olduğunu sanmıyorum.  Öyleyse "Shingeki dünyasında olsa" diye değiştireyim ifademi. Mello'ya olan benzerliğinden dolayı sevmiyorum onu gerçi. Sürekli biri onu boğuyormuş ya da karnına bastırıyormuş gibi çıkan sesi, düşünce yapısı, saflık ve tatlılığıyla çok hoş bir karakter. Ama ağlarken çok komik oluyor orası ayrı. Hem ekranın içine girip sarılmak istiyorum hem de gülmemek için kendimi zor tutuyorum.
Yine de sanırım favorim Patates Kız Sasha.

Ha bir de! Askerlerin kıyafetleri ve malzemelerini çok beğeniyorum. -w- Hani şu uzun, keskin kılıçları, uçarak ya da bir yerlere asılmak gibi bir şey yaparak hızlı gitmelerini sağlayan, gazla çalışan şeyleri falan çok hoş. (Hay kuracağın cümleye...) "An İtibariyle Halka İfşa Edilebilir Bilgiler" kısmı da çok güzel. Öyle ekmek elden su gölden durumları yok hani. Bu konuda da mantık çerçevesinden çıkmamış. Duvarların ardında yaşayanların ekonomisinden tutun siyasetine kadar animemizin geçtiği ortamın tüm detaylarına hakim oluyoruz. Ayrıca ben askerlerin kıyafetlerini de çok seviyorum. .m.
 Bu arada her bölümün başında insanlığın 845 yılından beri devlerle savaşta kaydettiği ilerleme ya da gerilemelerinin özetinin geçilmesi de çok hoş bir ayrıntı bence. Hem bu olanlar sanki gerçekten yaşanmış bir tarihin parçasıymış gibi hissediyorsunuz hem de insanlığın durumu hakkında bilgi sahibi olup tahminlerde bulunabiliyorsunuz. Gerçekten ÇOK gerçekçi bir anime yahu.
 Bu da güncele geldiğimden beri sanıyorum gerçekten de yaklaşık 20 kez dinlediğim açılış parçası. O kadar çok dinledim ki dün son dinleyişimde midem bulanıyordu artık. Ama bugün bulanmadı. Çok güzel bir parça bence. "Ayakların altında ezilen çiçeklerin adını kimse bilmez." gibi çok güzel sözlere de sahiptir. Ayrıca ilk 15 saniyesinde "I will have sex with the bees and eagles! Ha! Ha! Ha! Ha! Ha! Potato Pizza (x2)" diyor. Ben en çok "JAEGER!" kısmını seviyorum. (Hani Eren titanının tekini hallediyor ya? Çok güzel. Başa sarıp sarıp izliyorum.)
Animeyle ilgili bir de Eren'in diğer shounen (gerçi Shingeki no Kyojin turkanime'de shounen olarak geçmiyor ama bence shounen yani)  ana karakterlerinden farklı olarak özel bir güce, dikkat çekici yeteneklere ya da onu diğerlerinden üstün tutacak herhangi bir bilgiye sahip olmayışı; aksine süper azimli oluşu hoşuma gitmişti. (Tamam, süper-azim çok klişe bir şey ama süper-azimli baş karakteri olmayan shounenden shounen olmaz.) Ama sanırım pek de öyle değil. İçimde bu son 11. bölümden sonra işlerin daha karmaşık bir hal alacağına dair bir his var. Çıkması için heyecanla yarını bekliyorum. Aslında teknik olarak bugün çıkacak. Saat 03:39. Annem sabahlamama izin verdi. Müthiş! Nickelodeon'da da SüngerBob başladı hem de. Yatta. Gerçi ben NANA izliyorum ama olsun. Animelerle ilgili bir sonraki yazımda muhtemelen bahsedeceğim anime yani. Bu arada ask.fm günün sorusunu kaçta soruyor acaba? Hala sormadı...
Ayrıca Mikasa, Eren ve Armin arasındaki arkadaşlığı çok seviyorum. Hele Mikasa'nın Eren'e kardeşi ya da oğlu gibi davranması ve o olduğu sürece her zaman bir evinin de olacağını belirtmiş olması falan çok hoş. Armin'i o zorbaların elinden kurtarmaları çok hoştu. (Armin'in sözleri daha hoştu ama: "Beni dövüyorsun çünkü haklı olduğumu biliyorsun." Neyse, neredeyse animeyi yazdım, farkındayım.)
Bence şimşek çakmasıyla ortaya çıkan o devasa titan Eren'in babası lololo~
Attack on Alice! Sizin için yaptım canlarım. :)))

11 yorum:

  1. Ben şimşekle kaybolan devasa titanın Reiner olduğunu düşünüyorum. Titan kaybolduktan sonra tepeden bağıran ilk kişi (daha doğrusu karşı tarafta aşağıdayken bir anda tepeye yükselen tek kişi) oydu. İşin tuhaf kısmı bundan başka hiçbir delilim yok .___. Karşıdayken bir anda yükselemez gibi bir şeyler diyeceğim de...ekipmanlar ne güne duruyor orada?
    atttack on alice slhgfgerghscbddnbhhaggsgbxnjksuırty GECE GECE ÖLDÜRDÜN BENİ ALİCE.
    İzlediğim animelerin çoooooooooook çok büyük çoğunluğunda açılışı sadece ilk bölümde dinleyip sonrakilerde atlayıp adını bir daha hiç duymayan ben bile açılış bittiğinde başa sarıp tekrar izliyorum. O kadar güzel ve anlamlı ki! *A*
    Bu animenin sevdiğim bir diğer yanı normal işliyor derken önümüze o an aklımıza gelme ihtimali sıfır olan bir şey koymasıydı (Evet şu ana kadar çıkan 11 bölümün hepsinin sonlarından bahsediyorum. Ki ben o sırada mangasından takip ediyordum ama aynı duyguyu 323135216317612 katıyla bana tekrar yaşattı.)
    Senin "en iyi karakter" durumun daha iyiymiş. Sanırım ben 9 kişiyi birden favori karakterim yapacağım ;_; Aqladm déLiJé
    Yönetmeni Death Note'un yönetmeniyle aynıymış bu arada (*-*)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. YÖNETMENİ DEATH NOTE'UN YÖNETMENİ MİYMİŞ? 000___000 Tamam. Bu her şeyi açıklıyor öyleyse. u_u"
      Ben Reiner'ın kim olduğu hakkında tamamen dalga geçerek bir tahmin yaptım ve... Doğru çıktı. o_o (Kiri-chan biliyor.) O an benim dalga geçmek için yaptığım bir taklidin doğru çıkmasıyla serinin kalitesinden şüphe etmiş olsam da yine harika seri Shingeki. *-*
      Attack on Saçmalık da vardı da blogumu seviyorum. Siz direk bana hücum edin. sdfghjklş
      Herkes açılışı atlıyor ama ben hiç atlayamıyorum. Bana göre açılışlar çok önemli. Genelde animeden açılışından hoşlandığım oranda hoşlanıyorum. Shingeki'nin açılışı da sahiden çok hoş.
      Ve evet... Shingeki'nin aynı zamanda şöyle bir yönü var ki en beklenmedik şeyi önümüze -affedersin- s.çıp sıvamadan koyması cidden..... Boşluğu "müthiş", "harika," "siper" (bak yine) gibi övgülerle doldurabilirsiniz. <.<

      Sil
  2. SnK'yi çok seviyorum U_U İlk önce bunu söyleyerek başlamak istiyorum çünkü bu yıl ilk defa adamakıllı bir animenin çıktığını görüyorum ve şuracıkta ağlayabilirim.
    Açıkçası insanların devlere dönüşebilmesi beni hayalkırıklığına uğrattı. Yani ne bileyim, devlere karşı küçük insanlar bir galibiyet kazansaydı daha inanılmaz olmaz mıydı? Ama gene de seviyorum bu seriyi.
    Opening'inde bile ayrı bir güç var .___.
    SnK'nin konusu dışında "bazı" karakterleri de çok hoşuma gidiyor. Mesela Mikasa. Ben açıkçası Eren'i de seviyorum, annesinin çiğ çiğ yendiği sahnede nerdeyse ben de ağlayacaktım. Onun dışında patatesle Ymir ve neden bilmiyorum ama Annie favorim sanırsam 0__0 (Sasha'nın seiyuusu Kobayashi Yuu *q* Bayılıyorum o kadına yav) Ama o Rivai'a açıkçası sinir oluyorum -_- Çok bilmiş tavırları sinirimi bozuyor .n.
    Dediğin gibi bu üçlünün arasındaki arkadaşlık gerçekten hoş, sanki birbirilerini tamamlıyorlar gibi.
    eee...Biraz saçma konuştuysam kusura bakma, birden SnK patlaması yaşadım =7=

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten haklısın. o_o Ben ilk bölümünde animenin güzelliğinden ağlamıştım mesela. Ve şu insanların devlere dönüşebilmesi bana da birazcık öyle geldi. Gerçekten de insanlar devlere karşı galibiyet kazansaydı daha inanılmaz olurdu. Ama yine de seviyoruz işte. u_u (Ve tekrar söylüyorum: Titan Eren wa kakkoi.)
      Mikasa ve Eren'i de çok seviyorum. ._. Favori 4'lüm: Eren, Mikasa, Armin, Potato Girl. v_v Annie'yi herkes çok sevmiş. Nedenini anlayamadım. 0_0 Yani sevilmeyecek bir karakter değil de daha pek görmedik aslında. Umarım ileriki bölümlerde diğer yan karakterleri de onu da bolca görürürüz. *q* Ve Ymir komikti. sdfghjklş (Kobayashi Yuu demek? O kadının seiyuu'luk yaptığı tüm animeleri izlemek istiyorum.)
      Levi midir Rivaille midir nedir ben ona sinir olamadım. İlk başta bana da kendini beğenmiş görünmüştü ama şu ölen arkadaşlarının son anında söyledikleri ve "insanlığın en güçlü silahı" olması ben de sempati uyandırdı şimdiden. v_v
      Eren, Mikasa & Armin foreva!!! sdfghjkl
      Abi ben SnK patlaması yaşayınca yazı yazdım. Yani no problemo. sdfghjklş

      Sil
    2. Alice-chan mangası daha ileride kesinlikle okumalısın *q*
      Rivai'ı sevmiyorum açıkçası ama RivaEre'yi ve mikasa'nın yandere olduğu MikaEre'yi çok sefiyoruum ^q^
      Kobayashi Yuu genelde garip karakterleri ve bazen de erkekleri seslendiriyor. Mesela Gintama'daki Sac-chan-san gibi lksajdas Çok da güzel bir kadın -w-
      Bu arada Mikasa, Connie ve Eren'in openingi seslendirdiği bir video var, onu da izle kesinlikle çok komik ^q^

      Sil
    3. OHAAA!!!Kobayashi Bakugan'daki Dan Kuso'yu da seslendirmiş oasdfdsfsf:d:D:d Noluyo lan lksjfgşldfig

      Sil
    4. RivaEren çok tutulan çiftlerden zaten anladığım kadarıyla. Ya mangayı okuyacağım ama şöyle bir sorun var: Anime kadar güzel değil ve izlediğim yerleri okursam sıkılırım. Ama izlemediğim yerleri okursam da güzelim animenin heyecanı kaçacak. Deli gibi merak etsem de sanırım manga için animenin bitmesini bekleyeceğim. Hem Shingeki özlemimi de gidermiş olurum. ^o^
      Kadına baktım da cidden çok güzel. 0_0 Ve Dan'i mi seslendirmiş dedin? 0_- OMG harbi n'oluyor lan? asdfghjklş O videoyu bulmaya çalışayım ben...

      Sil
    5. http://www.youtube.com/watch?v=kAq86ZFLRvg Bahsettiğin bu muydu? sdfghjklş Çok güzelmiş!!! Çok güldüm izlerken. ^^D xD Sağol Yane-chan! .m.

      Sil
  3. O epik şarkının başında aslında "Sie sind das essen und wir sind die Jager" yani Almanca "onlar yemek, biz de avcıyız" gibi bir şey diyor. Şarkının epikliği burdan belli zaten asdfhh u_u
    Bu arada Mikasa'ya hala ısınamamış bir ben mi varım? ._. Ne seviyorum onu ne sevmiyorum. Aşırı soğuk kanlı karakterleri pek sevmiyorum ya. Ne bileyim çok yapmacık geliyor, hele bir de ilerlerde Eren'e yamanırsa cidden soğurum u_u Yine de iyi kız u_u
    Eren'in "bütün devlerin kökünü kurutacağım" tavırları ve intikam ateşiyle yanması fazla klişe ama hangi shounen'e baksan mutlaka buna benzer bir tavır görürsün. Ama gene de çok seviyorum ben SnK'yi. Hele gözlerin yakın çizimleri acayip hoşuma gidiyor. Savaş sahnelerini ve üç boyutlu manevra zımbırtısını kullandıklarında başa sarıp sarıp izliyorum.
    AMA BİZ BÖYLE ÖVMEYE DEVAM EDERSEK NAZAR DEYDİRCEZ DİYOM. SONRALARI BOKA SARABİLİR DİYOM. ZATEN 25 BÖLÜM OLACAK BOKA BATIRMALARI YÜKSEK İHTİMAL DİYOM. BU YENİ NESİL SENARİSTLERE GÜVENİLMEZ DİYOM. O YÜZDEN ARTIK BU KADAR ÖVMEYELİM ŞU EPİK ANİMEYİ DİYOM. NOLOR. Bu kadar iyi bir shounen gerçekten 100 yılda bir gelir ve anime sonlarda saçmalarsa ben cidden nefret etmeye başlarım. Umudum çok yüksek SnK'den ama gene de büyük beklentiler içine girmemek lazım. AnE ve SAO'da girdik sonda ikisi de harbiden saçmaladı, klişenin dibine vurdu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sdfghjklş Başının aslında öyle olduğunu karaokede görmüştüm ama anlamını bilmiyordum. (Bu arada o da en az "ayakların altında ezilen çiçekleri kimse hatırlamaz" kadar güzelmiş.) Ve benim için asıl sözler "Ha! Ha! Ha! Ha! Ha! Potato! Pizza!" olarak kalacak. asdfghjkl
      Mikasa... Animeyi izlemeden bana şu klasik süper-anime kızlarından gibi gelmişti ve daha izlemeden sinir olmuştum ve genelde animeyi izlemeden önce bir karakterini sevmemişsem sonra da sevmem. Ama Mikasa... Ben Mikasa'yı çok sevdim nedense. Zaten dediğim gibi sevmediğim Shingeki karakteri olmadı çünkü can sıkıcı klişe karakterlerden yok bu animede. (İzlemeden önce bunu bilmiyordum tabii.) Gerçi açıkçası Mikasa'yı neden bu kadar çok sevdiğimi anlamadım. Sanırım hikayesinin etkileyiciliği yüzünden.
      Ya o olay klişe ama öyle bir olay olmasa shounen olmaz. Ana karakterin bir hedefi olması gerekiyor. Hem tüm klişelerin kötü olmasına gerek yok ve klişeyse bile iyi kullanılabilir. *Shingeki'ye asla laf söyletmez sdfghjklş*
      Haklısın. Ben de nazar değmesinden korkuyorum ama İNSAN BAHSETMEDEN DURAMIYOR Kİ BÖYLE MÜTHİŞ BİR ŞEYDEN UNAZO-SAMA!!! Ve SAO'yu izlemediysem de anladığım kadarıyla hareme kaydığı için bozmuş. Shingeki'de hareme kayacak bir hava yok bence. Yani... sdfghjkl Bir kez çizimlerinden belli. Bunun dışında nasıl bozabilir emin değilim ama umarım yapmaz. ._." Çünkü bir anime hareme dönmeden bozduğunda cidden içine ediyor. -_-" AnE de gerçekten biraz bozmuştu sonlara doğru... Neyse, senin hatrına övmeyiz o zaman, tamam Unazo-sama. v_v

      Sil