30 Kasım 2013 Cumartesi

Dini Savunan İmansız

Şahsen ben "inanmanın" insanın yeme, içme, nefes alma gibi temel ihtiyaçlarından biri olduğunu düşünüyorum. İnsan; Allah, Tanrı,  Zeus ve tayfası, ay, güneş, ateş, ne olursa olsun bir şeye inanmalıdır yaşamak için. Zaten inanır da. Ateistler bile bir şeylere inanırlar: Maddiyata inanırlar, bilime inanırlar, dünyanın yuvarlak olduğuna inanırlar, belki aşka inanırlar ve Tanrı'nın olmadığına inanırlar.
Şimdi ben öyle aman aman dindar biri olmadım hiç. Ezbere bildiğim çok fazla dua yoktur. Hiç namaz kılmadım. Oruç tuttuğumda da bunu Allah için değil, bazen tüm gün yiyecek, içecek bir şey bulamayan insanları anlamak için yaptım. Bazen deistleştim. Bazen agnostikleştim. Bazen de kötüleri cehenneme gönderen ve bu kadar iğrenç insanın inandığı bir şeye inanmayı reddettim. Sonra Ömer Sevinçgül'ün Carpe Diem serisinden "Seni Sana Bırakamazdım" kitabını okudum. Kitap aslında arkadaşımındı, TÜYAP'tan almıştı ve ben dönüş yolculuğunda bitirdim. O kadar sürükleyici bir kitaptı. Konu yüzünden değildi bu sürükleyiciliği , Sevinçgül'ün dili yüzündendi. Öyle güzel cümleler kurmuş ki bir türlü elimden bırakamadım. Din konusunda kafası karışık bir kızın bir adamla soru-cevap şeklindeki mailleşmelerinden oluşuyordu kitap - sanırım serinin diğer kitapları da böyleymiş. (Konu anlatmak konusunda çok kötüyüm ya.) Dinle ilgili öyle güzel yorumlar vardı ki içinde, bu konuya dair bir ilgi oluşuverdi içimde. (Bir de bu lisedeki din öğretmenim çok aydın bir insan, onu dinledikçe de böyle hissediyorum.) Böylece Kur'an'ın Türkçe mealini okumaya başladım, ara sıra açıp okuyorum daha doğrusu ve insanların içinde yazanları nasıl yorumladıklarına hayret ediyorum. Yahu o kitabın indirildiği zamanki şartlar ne, şimdiki şartlar ne? Neymiş, İslamiyet'te kölelik varmış, kadın-erkek ayrımcılığı varmış... Ya sen insanların kız çocuklarını diri diri gömdükleri ve köle olanlara insan muamelesi yapılmadığı bir dönemde bakış açısını nasıl bir anda değiştirebilirsin ki? Kaldı ki hala günümüzde bunlar oluyor. Ve Kur'an insanları mümkün olan en iyi şekilde sınırlamaya çalışıyor. Ama birkaç gerizekalı kalkıp diyor ki: "Aaa kadınlarımızı dövebilirmişiz, heyooo! *çat pat küt*" Abicim sen modern bir dönemde yaşıyorsun, günümüzde öyle şeyler kalmadı ki - yasal bile değil! Sen karını nasıl döversin? Ateistler de hooop, hemen bu boş kafalı insanları göstererek "Din şiddet yanlısıdır!" diyorlar... Ne ilgisi var? Bir de bazılarına göre "Kur'an ne demişse o hep geçerlidir" diyorlar ya, bence tam tersi, Kur'an çağımızın şartlarına göre yorumlanabilir ve yorumlanmalıdır da. (Kitaplar yorumlanmak, anlamak için vardır kardeşim!) Yoksa bknz: Az önceki örnek. Bu dini insanlara yanlış anlatır, kurnaz ve zeki Ateistlere de fırsat çıkarır. Gerçekten, Ateistler göründükleri kadar akıllı değiller aslında, insanların aptallığından güç alıyorlar. Yoksa ben Ateistler'in büyük kısmını da gayet salak buluyorum.
Eski sınıfımın neredeyse tamamı inançsız kişilerden oluşuyordu. Daha doğrusu, kendini maddiyata adamış, "Justin Bieber"dı, diğer boktan ünlülerdi, sınavlardı, şuydu buydu derken ruh cebi kapanmış insanlardan. Bunlar her din dersinde öğretmene şu soruyu sorarlardı: "Allah varsa kanıtı nerede?" Şimdi bu o kadar gerizekalıca bir soru ki sırf "inançsız, asi, özgür düşünceli ve zeki çocuklar" olduklarını kanıtlamak için sordukları besbelli. (Dediğim gibi aptal insanlardan yararlandıkları için Ateistler zeki görünürler ya hani?) Ya da gerçekten anlayamayacak kadar gerizekalılar. Yahu kardeşim varlığının kanıtı olan bir şeye herkes inanır zaten. Eğer Allah varlığını bize gösterseydi zaten herkes ona iman ederdi. Oysa Allah'a elimizdeki kitap ve kalbimizdeki iman gücünden başka bir şey olmadan iman etmek, iman etmek demektir zaten. Valla bunu anlayamayacak kadar gerizekalı olduklarına inanmak istemiyorum, işte bu yüzden havalı görünmeye çalıştıklarını düşünmek istiyorum ama... İşte bu, bu yazıyı yazmamın amacı.
Gözle göremiyorsun diye Tanrı'ya inanmamak kadar saçma bir şey yok. Hayatımızdaki en önemli şeyler, gözle göremediklerimizdir. Sevgi, mutluluk ya da hüzün... Bunların hiçbirini göremeyiz ama  varolduğunu biliriz. Nasıl? Üç nokta. Madem Tanrı yok diyorsun, biraz daha kesin kanıtlarla gel kardeşim. Ateistlerin çoğu, eve gidince dua okuyup arkadaş ortamında "Allah yok yea" diye dolaşan ve boş fikirleriyle kaygılarını dindirmeye çalışan tipler gibi geliyor bana. Bir kısmı zaten korku ya da kaygı duyamayacak kadar kendilerini maddi dünyaya adamışlar. (Bknz: Eski sınıf arkadaşlarım.) Ha gerçekten inanmayanlar da var tabii ki onlar bu meseleleri s*klerine bile takmıyorlar çok affedersiniz. Mesela benden tescilli bir ateist olabilirdi çünkü içki içmeyi yasaklayan (Tamam, içki içmenin zararları vardır ama nasıl içileceğini bilirsen, gayet de güzel bir şeydir. Annem bana böyle öğretti yani.), gay/lezbiyen/biseksüel/transeksüelliği yasaklayan, günah denen şeyi koşulsuzca günah kabul eden, kötüleri cehenneme gönderen bir Allah'a inanmayabilirim. Ama asla diğerlerinin inancı umurumda olmaz. Neyse, burada mesele benim inancım değil.
Bir de şu var ki haydi Allah'ın ya da başka bir Tanrı'nın olmadığını düşünelim. Öldüğümüzde cennet ya da cehenneme gitmeyeceğiz. Ahiret yok. Kader yok. Her şey rastlantısal ve nedensiz. Ne olmuş? Cidden: Ne olmuş? Ta yazının başında dediğim gibi: İnsanlar yemek, içmek, nefes almak gibi inanmaya da ihtiyaç duyarlar. Bildiğimiz tüm kutsal kitapları insanlar yazmışsa, dinleri insanlar uydurmuşsa da, insan kendini kaptırmadıkça, yozlaşmadıkça bir şeye inanmanın neresi yanlış? O kitaplarda kötü şeyler yazmıyor ki. "Yalan söylemeyin, hoşgörülü olun, erdemli olun" gibi şeyler yazıyor. İnsanların bunlara uymasının neresi yanlış? Hayır, yobaz, dar görüşlü, iğrenç insanlara elbette karşı çıkarsın ama internetteki "müslümanım" dediğinde üstüne saldırıp dalga geçen ergenlerin sayısı "ateistim" deyince üstüne saldıran yobazların sayısına eşit oldu neredeyse. İki davranış da aynı zaten, ön yargıyla yaklaşıp herkesi belli bir kefeye koymak.
Tekrar dediğim gibi: Dindar biri değilim. Açıkçası belli bir dini görüşüm yok. Henüz 14 yaşındayım ve bu konudaki inançlarım ortada. İslam dinindeki çoğu şey bana mantıklı ve doğru geliyor. Öte yandan kabul edemediğim şeyler de var.  Herneyse, sonuçta ben bir ergenim. Daha dini inanışlarımın oturması için erken. Bu yazıyı yazmamdaki amaç bir tarafı savunmak değildi aslında. (Başlığa takmayın siz. Gördüğünüz gibi tam olarak imansız da değilim ben.) Sadece şu sıralarda inanan kimselerle dalga geçmek moda haline geldi resmen, şurada burada dar kafalı insanlarla dalga geçip dini kötüleyen kişiler türedi. "Allah yoksa uçaklar nasıl uçuyor?" gibi şeyler diyenler salak olabilir ama bu insanları gösterip "İşte Allah'ın kulları böyledir" diyen ateistleri çok daha salak ve can sıkıcı buluyorum. Tekrar edeyim: Ateizme ya da teizme karşı değilim ben. Ben, insanların başkalarının inanışlarının alay konusu haline getirmesine karşıyım. Bir inanışın sorgulanmasına karşıyım. Tek bir salağı gösterip genelleme yapılmasına karşıyım. Dinin ya da dinsizliğin insanları bu kadar keskin hatlarla bölmesine karşıyım. Çok merak ediyorum, mesela eski sınıfımda tahtaya "kafiratör" yazıp önünde kıçını sallayarak dans eden o sınıf arkadaşım, 10 yaşındaki çocuklarına türban takan o ailelerden birinde yetişmiş olsa yine hareketi sergileyebilir miydi? Değil o hareketi yapmak, öyle bir hareket yapmayı aklının ucundan bile geçirebileceğini sanmıyorum. Durum böyleyken bu yaşta bu arkadaş kimi, neye göre yargılama hakkını kendinde görüyor, anlamıyorum ben.
İnsanların birbirlerinin inancına karışması yanlıştan da öte, mantıksız. Herkes istediğine inanabilir, istediği gibi yaşayabilir. Kimse kimseye bir ateisti imana getirdi ya da birini ateist yaptı diye madalya takmayacak ki kardeş! Neye inanarak mutlu oluyorsanız ona inanın, nasıl mutlu oluyorsanız öyle yaşayın.

2 yorum:

  1. Bazı yerlerde kendi cümlelerimi okuyor gibi hissettim, çoğu yerlerde ise taban tabana zıt sayılırız. Ama yine de ben bu yazıyı çok sevdim. Düşüncelerini çok güzel ifade ediyorsun gerçekten. Hoşuma gitti. :D Din konusunu psikopata bağlayıp bunalıma girecek kadar fazla düşündüğümden etkilenmişimdir belki. Her ne kadar bu aralar düşünmemeye çalışsam da... :D

    Blogu takip ederim bundan sonra fırsat buldukça. Ben Öykü. 14 yaşında, 9. sınıf öğrencisi, okumayı seven, yazmayı seven, düşünmeyi seven bir insanımdır. :D Tanıştığıma memnun oldum. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle, güzel yorumun için teşekkür ederim. ^^ Sonralıkla, sana bir tavsiye vereyim: Din konusunda bu kadar kafanı YORMA, hele de genç yaşta. Ayrıca din konusunda çok katı görüşlere de sahip OLMA, çünkü bu işin sonu her şekilde yobazlığa çıkıyor: Koyu bir ateistsen de, koyu bir dindarsan da farklı görüşleri savunan ama aynı dar kafalı zihniyete sahip oluyorsun sonuçta. Bu yüzden bence insan inanmalı ya da inanmamalı ama dini hayatına engel, başkalarına sorun olacak bir noktaya getirmemeli asla.
      Ben de tanıştığıma memnun oldum bu arada. ^^ İnternette gerçek adım yerine nick'im olan "Alice"i kullanmayı tercih ediyorum. Aynı yaştayız ve ben de 9. sınıfa gidiyorum. Ayrıca ben de senin gibi okumayı, yazmayı ve düşünmeyi seven biriyim. Blogunu da takibe aldım. ^^D

      Sil