21 Ağustos 2014 Perşembe

Dur ve Bu Yazıyı Oku! Biraz Beklesin Hayat...

En son ne zaman saatin kaç olduğuna bakmadan sevdiğiniz bir şey yaptınız? Örneğin güneşin ışınları gözlerinizi gıdıklarken başına oturduğunuz kitaptan başınızı kaldırdığınızda pencerenizden göz kırpan yıldızları gördünüz? Ya da ne zaman eve döneceğimizi hesaplamadan uzun bir yürüyüşe çıktınız? Veya saati umursamadan kendinizi dinlediniz sadece? Belki de hatırlamayacağınız kadar uzun süre önce ha? İşte bu yüzden "yavaşla ve yaşamı yaşadıklarından zevk alacak hızda yaşamaya başla!" 
Hayat çok hızlı ve giderek de hızlanıyor. Yemek hızlı, ulaşım hızlı, haberleşme hızlı... Tüm bu hızla düşünecek ve/ya da hissedecek vaktimiz yok. Yediğimizin tadına varamıyoruz, yolculuğun keyfine varamıyoruz, gittikçe sabırsızlaşarak beklemeyi unutuyoruz. İşte "yavaş yemek"le başlayan "yavaşlama hareketi"/"yavaş hareketi" bu yüzden var. Koştuğumuz çiçek tarlasında durup etrafımıza bakacak ve çiçekleri koklayacak kadar zaman bulabilmemiz için.
Carlo Petrini adlı bir çevreci ve anti-kapitalist aktivistin Roma'da açılacak bir McDonalds şubesine karşı mücadelesiyle başlayan "Yavaş Yemek" felsefesi ekonomi, ilişkiler, iş gibi başka alanlara da sıçrayarak sonuçta kocaman bir hareket haline gelmiş. Norveçli Profesör Guttorn Floistad bu felsefeyi şöyle özetliyor:
"Kesin olan tek bir şey herşeyin değiştiğidir. Değişimin ivmesi artıyor. Hayata tutunmak istiyorsanız acele etseniz iyi olur. Günümüzün mesajı bu. Ancak temel ihtiyaçlarımızın asla değişmediği herkese hatırlatılmalı. Başkaları tarafından görülme ve takdir edilme ihtiyacı. Aidiyet ihtiyacı. Yakınlık ve itina, birazcık sevgi ihtiyacı. Bu, sadece insan ilişkilerindeki yavaşlıkla verilebilir. Değişimlere hakim olmak için yavaşlığı, tefekkürü ve birlikteliği yeniden edinmek zorundayız. Bu noktada gerçek bir yenilenme hissedeceğiz." Christopher Richards'ın hazırladığı manifesto ise şu olyor: 
"Bizi hızlanmaya zorlayanlar var. Direniyoruz! Ne bayrak kaldıracak ne de tükeneceğiz. Ofiste ve yollarda yavaşlayacağız. Çevremizdeki tüm insanlar (hiçbir şey ifade etmeyen) hiperaktivitenin sinir bozucu durumundayken biz, kendimize duyduğumuz güvenle yavaşlayacağız. Kendi huzurumuzu her ne pahasına olursa olsun koruyacağız. Alanlarda ve caddelerde yavaşlayacağız, tepelerde yavaşlayacağız, asla teslim olmayacağız! Çevrenizdekiler hızlanırken siz yavaşlarsanız bizden birisiniz demektir. Diğerlerinden biri değil bizden biri olduğunuz için gurur duyun. Çünkü diğerleri hızlı biz ise yavaşız. Yapmaya değer bir şey varsa onu yavaşça yapmaya da değer. Bazıları doğuştan yavaştır -diğerleri buna mecbur kalırlar. Ancak bir fincan sabah çayıyla yatakta uzanmanın insanoğlunun en iyi hali olduğunu bilen birileri hâlâ var." .
Sizin de anlayacağınız gibi daima tembellik ve beceriksizlikle özdeşleşen Yavaşlık giderek hızlanan ve bizi yormaya başlayan dünyamızda yeni bir trend haline geldi şimdi. Hayatınızda neyin tadını yeterince çıkaramadığınızı düşünüyorsanız başına yavaş getirebilirsiniz çünkü "yavaş moda"dan "yavaş tıbba" dek pek çok alt dalı var bu hareketin ve sizde neyi yavaşlatmak istiyorsanız başına bir yavaş koyun. Önemli olan mümkün olduğunca doğallığa kaçmak. Koştuğunuz çiçek tarlasının ortasında durup şöyle bir etrafa bakabilmek ve çiçekleri koklayabilmek için zaman bulabilmek. Belki insanlar size geride kaldığınız için gülecekler. Ama çıkmaza vardıklarında geriye dönüp baktıklarında kaçırdıkları onca şeyi ve onların tadına bakrarak yavaş yavaş gelirken gülümseyen sizi görecekler. Bu yüzden durun ve size söylenilen hıza uymak yerine kendi hız sınırınızı siz belirleyin. 
Araştırma için yararlanılan ve yararlanabileceğiniz kaynaklar:  Tempo, vikipedi, slowdownnow 

2 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. Modern yaşamın hız dayatmasından yorulmuşsan eğer yalnız değilsin, gerçekten işe yarar bir şey yazdıysam ne mutlu bana! ^^

      Sil