6 Eylül 2014 Cumartesi

Tek Çocuk Olmak

Merhaba! Tatilde olduğumdan bir süredir ne yazı ekleyebildim, ne de bloguma gelmiş 2 güzel yoruma yanıt yazabilme şansım oldu. Öncelikle sevgili anonime ve Yerçe'ye yorumları için çok teşekkür ederim! Böyle yorumlar alınca gerçekten çok mutlu oluyorum. ^-^ Yani yorum alınca... Tamam, ask.fm'deki "karşılıklı"lar (Çok şükür kurtuldum hepsinden, formspring var artık, mwahahaha!!! >xD) ya da facebook'taki "içeriden beğen"ciler gibi yalvar yakar alınan beğenilerle gururlanacak kafada değilim henüz Allah'a şükür fakat ve lakin o umursanma hissi!!! ;^; Neysem... Ha, durun, daha neysem değil. Son zamanlarda ":)" ya da ";)" gibi emoticonlara çok takmış durumdayım. Emoticon alfabesi daha genişler için fazla eski moda ve garip kaçan ":)" ve internetten karı kız peşinde koşan abaza amcalarımızın favorisi olan ";)" gibi emoticonları kullanmak istiyorum sürekli. Ve galiba kullanacağım da çünkü ne var biliyor musunuz? (Amerikanvari giriş anı.) İstediğimi yaparım. Keyfimin kahyası mısınız ulan? Ayrıcanaktan bolca ":)" ve ";)" kullanacağım bu yazıda yine ergen triplerine gireceğim çünkü hakkım olduğunu düşünüyorum. Hatta burada güzel, başarılı ve yetenekli insanların bile yere göğe yakınmalarından bahsederek kendimi savunacaktım ama sonradan düşündüm de, ben de onların keyfinin kahyası değilim ki. Nasıl bazı büyük burnu göklerde tipleri benim burada yazdıklarımı "ergence" bularak beni aşağılıyorlarsa ben de aynısını o güzel, başarılı ve yeteneklilere yapıyorum, ki bu da beni tıpkı onlar gibi bir domuz yapıyor haliyle. Bu arada dünyada en nefret ettiğim insan türü olan güzel, başarılı ve yetenekli insanlar için blogda kullanabileceğim bir kısaltma bulmalıyım artık sanırım ancak aklıma hiçbir şey gelmiyor, önerisi olan? Önerilere açığız.
Gelelim konuya... Bugün Tek Çocuk Olmak yanlış ya da doğru bilinen tüm yönleriyle Alice Lawliet'te! ;) (Ahanda alın size ilk posta. ;) )
Öncelikle, tek çocuk olmak zordur. Neden mi? Çünkü ana babanızın cinsel hayatının monotonluğu yüzünden üstünüze yapıştırılmış "tek çocuk" etiketinin doğurduğu birçok yanlış önyargı vardır. Mesela paylaşımcı olmadığınızı söylerler, ya da içine kapanık olduğunuzu... Hem de sırf bir kardeşiniz yok diye! Ayrıca kardeşi olanlarca "tek çocuk" olmak sahtece ütopikleştirilir ki bu da çok can sıkıcıdır. Şimdi yanlış bilinen her şeyin doğrusunu öğreteyim de görün.
1 - Bencil değillerdir.
Anacım nereden çıktı bu "tek çocuklar bencildir" ön yargısı? Hayır, sanki bir insan paylaşma eylemini sadece kardeşiyle yapabilir, başka hiç kimseye verdiği bir şey "paylaşma" sayılmaz. Kardeşimiz yok diye kimsesiz de değiliz ya kardeşim! (Kardeşim çelişkisine gel.) İnsan ille kardeşiyle bir şey paylaşmıyor ki canım! Bunun kuzeni var, o olmadı arkadaşı var, var da var yani...  Hem söylemeliyim ki en azından benim arkadaş çevrem arasında pek de paylaşımcılığıyla ünlü olmayanların çoğu kardeşli kimseler. Hak da vermiyor değilim hani. Her şeyini paylaş paylaş, insan biraz da kendi özeli olsun istemekte haklı bence.
2 - Asosyal olmak zorunda değillerdir.
Tıpkı kimisinin şakacı, kimisininse akıllı olması gibi asosyallik de kişiden kişiye değişen bir özelliktir. Doğuştan da gelebilir, sonradan da gelişebilir. Tek çocuk olmakla ilgisi yoktur ama. Tabii arkanda bir "kardeş" dayanağı olmadığı doğru. Biriyle kavga çıktı mı "abime söyleyeyim de dövsün seni" diyemezsiniz. Ya da arkadaş edinemeseniz bile kardeşinizin sizin için orada olması gibi bir lüksünüz yoktur. Ama bu insanı sosyal açıdan bir bakıma daha güçlü yapıyor çünkü diğerlerinin aksine her şeyle tek başınıza yüzleşmek zorunda kalıyorsunuz - isteseniz de, istemesiniz de.
3 - Üstlerindeki baskı kardeşi olanlardan daha fazladır. 
Ailenizin tek ve biricik evladı olmak siz kardeşi olanlara harika görünüyor olmalı ama iş öyle değil işte. İnanın, kardeş rekabetinden çok daha korkunçtur tüm ilginin odağı olmak. Çünkü ailenizin tüm hayalleri, umutları hep size bağlıdır. Üstünüzde bekledikleri mükemmel evlat olmanın baskısı vardır. Belki kardeşi olanlar da hissediyordur bu baskıyı, sonuçta her ana baba kendi yarattığının mükemmel olmasını ister ancak şüphesiz tek çocuklar kadar değil. Çünkü anne ve babanız yaşlandıklarında onlara bakacak tek kişi sizsinizdir. Gay olma ya da evlenmeme şansınız yoktur. Anne ve babanızdan sadece sizin sayenizde yaşayabilecekleri mutluluklar ve rahatlamayı ellerinden alırsanız kötü evlat olursunuz. İşte tek çocuk olmanın neden açtığı psikolojik sorunlar varsa (Bkz: Bir başka önyargı) o da ahanda budur.
4 - El bebek gül bebek yetişmezler. 
Bu da tüm önyargılar arasında en saçmasıdır işte. Eğer sadece zenginler tek çocuk doğurur sanıyorsanız yanılıyorsunuz, eh, varlıklı bir ailenin çocuğu da, ister kardeşi olsun, ister olmasın elbet iyi yetişir. Ancak ortalama ya da fakir bir ailenin de tek çocuğu olabilir ki bu durumda yükümlülükleriniz kardeşi olan bir hemcinsinizden çok daha fazla ve zordur. Mesela evin tüm işini tek başınıza üstlenmek zorundasınızdır,  "Ya bir kere de kardeşim gitsin bakkala" ya da "Neden bu sefer yerleri kardeşim silmiyor?" deme şansınız yoktur. Bu madde yukarıdakiyle de bağlantılı aslında. Kardeşinize bırakabileceğiniz bir şey yoktur, ailenin tek çocuğu olarak tüm görevler sizin sorumluluğunuz altındadır.
5 - Güçlü olmak zorundadırlar. 
Gerçekleşmesini istemeseniz de bir gün kaçınılmaz olarak anne ve babanız bu hayattan göçtüğünde size daima koşulsuz şartsız  destek olacak kimseniz kalmamış olacaktır. Hayatınız boyunca da güçlü olmak zorunda kalmışsınızdır zaten. 2. maddedeki örneklerdeki gibi kavgada milleti dövdürecek bir abiniz olmamıştır hiç ya da sizin yerinize ödevlerinizi yapacak bir kardeşiniz. Yalnız kurt olarak kendi kendinize yetmek zorundasınızdır.
6 - "Tek Çocuk" ismi
O tek çocuğun "tek"inde "sadece bir tane mi?" diye soran bir şeyler insanı eksik hissettirmiyor mu sanki?
7 - Anlatacak pek çılgın anıları olmaz. 
En fazla 3 kişilik bir çekirdek ailenin ferdi olarak milletin koca aileli çılgın anılarını imrenerek dinlersiniz.
8 - Ana babalarının monoton cinsel hayatları onların suçudur sanki!
Bu diğer tek çocuklara olmuş mudur bilmiyorum ama şahsen ben gerçekten bu konuda suçlandım. Eski okulumda şanslıydım çünkü sınıfta bir sürü tek çocuk, hatta tıpkı benim gibi anne ve babası boşanmış tek çocuk vardı ama bu okulumda, anne ve babası boşanmış iki kişiden biri ve tek tek çocuğum. (Kız lisesi olmasının payı var tabii.) Okula ilk başladığım dönemde gerçekten herkes uzaydan gelmişim gibi davranıyor ve devamlı "Valla tek çocuk olmayı bilemem de insanın bir kardeşi olması harika bir şey!" gibi şeyler diyerek  tek çocuk olmamı yüzüme vuruyorlardı. Hatta bu yüzden sıkılıp uzun süre kuzenlerimle yaşadığımı ve kardeş gibi büyüdüğümüz yalanını uydurdum. Aslında çok da yalan sayılmaz çünkü küçükken annem ve babam İstanbul'da çalışırken ben memleketimde anneannemde kalıyordum ve günün çoğunu teyzemlerin evinde kuzenlerimle geçiriyordum. Bu yüzden gerçekten kardeş gibi büyüdüğümüz söylenebilir ama kuzenlerimin kişilikleri nedeniyle aramızdaki ilişki kardeşlikten çok uzak.
İşte bu yüzden kardeşinizin değerini bilin ve şimdi ona sımsıkı sarılın! Bana kardeşim olmasını isteyip istemediğimi çok sordular. Soruya yanıtım Murakami'nin "Sınırın Güneyinde Güneşin Batısında" kitabındaki karakteri Hacime'nin yanıtıyla aynı: Bilmiyorum çünkü bir kardeşim olsa ben şu anki ben olamazdım ve bunun daha mı iyi yoksa daha mı kötü bir şey olduğunu bilmemin bir yolu yok. Hem şu anki karakterimden memnunum. Ayrıca yukarıda tek çocuk olmanın hep kötü yanlarını saydım- oysa az buz da olsa iyi yanları da var. ^-^
9 - Ailenizle ilişkileriniz daha sıkı olur. 
İlgi başkasına dağılmadığı için muhtemelen anne babanızla daha sıkı fıkısınızdır.
10 - Çok iyi arkadaşlar edinirsiniz çünkü zorundasınızdır. 
Kardeşiniz olmadığından her şeyinizi paylaşacak bir arkadaşa gereksinim duyarsınız ve muhtemelen sizin gibi bir tek çocukla bu gerçekleşir. Yanlış anlaşılma olmasın, elbette kardeşi olanların da çok yakın arkadaşları olabilir, ancak iki tek çocuğun arkadaşlığı sıradan arkadaşlıklardan farklıdır. Çok daha derinliklidir. Öyle ki ailenin başka bir anlamını daha keşfettirebilir size.
İşte böyle... Tabii ki kardeş sahibi olmanın hiç zorluğu yok demiyorum ama en azından kardeşiniz var diye kimse size bir yığın önyargıyla yaklaşmaz ve daima yanınızda olacak birine sahipsinizdir. Elbette kardeşinizle doğru düzgün bir kardeşlik ilişkiniz varsa. Bazı kardeşlerin çekilmez ve korkunç olduğunu ben de biliyorum. Ama her şekilde kardeşinizi seviyorsanız değerini bilin ve tek çocuk olmanın ne sandığınız kadar harika ne de garip bir şey olmadığını anlayın derim...
Not: Boşanmış bir ailenin çocuğu ve hatta boşanmış bir ailenin tek çocuğu olmanınsa apayrı zorlukları vardır. Mesela anneniz bir temizlik manyağıysa 15 saatlik yolculuktan sonra ilk önce ev yerine kendinizi temizleme hakkınız yoktur ve temizliğe girişmeden önce hiç değilse içinizi boşaltmak (Tuvaletinizi yapmak yani.) istemeniz evden atılmanıza ve sizi almak için o kadar benzin ve vakit harcayıp harcamayacağına emin bile olmadığınız babanızın insafına kalabilirsiniz. O sizi alana dek yağmurun altında sokaklarda ne halt yiyeceğinizi düşüne düşüne yürürsünüz sonra da. Bilgisayar karşısında dinlenerek geçirip sonunda en sevdiğiniz akrabalarınızı göreceğiniz bir günün gidişine hayıflanırsınız babanız sizi aldığında da ama en azından başınızın üstünde bir çatı vardır, zira geceyi tren garlarında yahut kitapçı depolarında geçirdiğiniz de olmuştur. Hani o sadece tek çocukların tadabileceği değerli arkadaşlığı paylaştığınız kişi diyecek olursanız, herkes kendine öyle birini bulabilir demedim. Hem, olsa da kovulmuş bir kızı kimse istemez - tek suçu sıçmak olsa da. (Ki burada sıçmayı gerçek anlamda kullanıyorum, gerçekten sıçmak istediğim için evden kovuldum bugün de.)
Notnot: Ha bir de en önemlisi Frozen filmini yeterince benimseyemezsiniz çünkü asla kardeşliğin gerçek gücünü bilmiyorsunuzdur.
 



14 yorum:

  1. yanılıyorsun, sen sadece kovulmuş bir kız değil bizim biricik alice'imizsin ve alice'imizi de yedirmeyiz kimselere ^^ ama hep unutuyorsun her zaman asla kovulmadığın ve kovulmayacağın bir yer, birileri olduğunu... yarın seni alayım kalma oralarda bir konuşalım da kendine gel fıstık -Phalds

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır, unutmuyorum. Unutturur musun hiç? Seni çok seviyorum. Ama yarın alma. İşim var ertesi gün çünkü.

      Sil
  2. Güzel, başarılı ve yetenekli insanların genel adı ya "YA kitabı ana karakteri" ya da "Mary-Sue" oluyor benim bildiğim ama "moe" de eğer daha geniş bir tanımı olmasaydı kullanılabilir gibi.
    Kardeşinin olması kardeşlerin senden daha yetenekli-zeki-herhangi bir şey olmadığı sürece güzel aslında çünkü annenin karşılaştırmada ilk yüzüne vuracağı komşu çocuğu değil kardeşin oluyor ve annene onların bir kitap karakteri olsalar ne kadar iğrenç bir karakter olacaklarından bahsedemiyorsun. (Aslında bu da bir bakıma evdeki tek motivasyonum sayılır.)
    Tüm maddelerin doğru olduğunu adım gibi bilsem de hep "Kardeşlerim olmasa şöyle iyi olur, böyle iyi olur" diye düşünmekten kendimi alamıyorum ve sanırım bu da birinci elden deneyimlediğim şeylere hep "dünyanın en zor işi" gözüyle bakmamdan oluyor.
    "Sadece bir tane mi?" sorusuysa "Bunların hepsini okudun mu?"dan sonra en nefret ettiğim soru ve bu da ailem tek çocuk isterken iki yıl sonra fikir değiştirmelerinin üstümde patlaması gibi bir şey. Bir de sonradan "Hiç mi yok başka ismin?" diye zorlamaları...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mary Sue güzel bir ad olurdu aslında ama onlar bile 10 kiloyken "çok şişmanım :(((" demiyor ya da facebook'ta "hayat acımasızdır" diye kapak fotoğrafı yapmıyorlar be. Benim bahsettiğim çok acayip bir tür. Mükemmeliyetçilik diyeceğim tuttu...
      Sahip olamadığına sahip olmayı arzulamak insanın en doğal içgüdüsü herhalde. Sadece kendi yaşadığın şeyin zorluklarını görüyorsun, mesela düz saçlılar kıvırcık/dalgalı saç ister hep, kıvırcık/dalgalı saçlılarsa düz saç... Olamadığın şeyi kıymete bindirmek kadar doğal bir şey yok yani. Kardeşli olmanın da kendince kim bilir ne biçim zorlukları vardır ama kardeşim olmadığından ben bilemiyorum tabii. Sadece kardeşi olan insanların "tek çocuk olmak çok güzel ama iyi ki kardeşim var" tavırlarına sinir oluyorum ben. Ve de insanların tek çocuk olduğunuzu söylediğinizde sırf buna göre kafalarında beliren çeşit çeşit şeylere... Bir de tek çocuk olmak sizin suçunuzmuş gibi bik bik konuşmalarına. Emaaan, bunların hepsini yukarıda paylaştım zaten. Demem o ki hayat çok zor ya ölçem. :(((
      Not: "Bunların hepsini okudun mu?"... Resmen travmatik abi.

      Sil
  3. Benden bahsetmiş yirim yirim ^w^Sakinim -,-
    Bende tek çocuğum, misafirliğe gittiğimizde -sürüklendiğimde- sorulan o ''Tek çocukmu :))'' sorusu hemen ardından gelen ''Yapsanıza ona bir kardeş neden yapmıyorsunuz?'' ve ''Eee evin tek kızısın annene yardım ediyor musun? :))'' soruları YA KADIN SANANE? VERMEYİN BUNLARA SÖZ HAKKI FALAN. Tek çocuğun üstündeki eğitim baskısıysa paha biçilemez. Saatlerce yapılan o bunaltıcı konuşmalar -çoğunu dinlemesemde- cidden bayıcı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçi Ani-san da haklı sanki, kardeşin olsa da onunla kıyaslayacaklar -<- Ama en azından ben vicdani olarak o kadar büyük bir baskı hissetmezdim. Benden bir bok olmasa bile "kardeşim/kardeşlerim var nasılsa, üçümüz bakarız ailemize bir şekil" derdim. Oysa tek çocuğum ve anneme benden başka bakacak kimse yok.

      Sil
    2. Şey ehm annem bana senden sonra çocuğa cesaret edemedik demişti ehe -,-

      Sil
    3. 0_0 Owww... O da iyiymiş. Benimkiler boşandı valla direk. ._."

      Sil
  4. Mükemmelimsi sürekli yakınan şahıslar derken ergenlik yaşlarında olanlardan mı söz ediyorsun yoksa başka dönem gruplarını kapsıyor mu? (Mükemmel sordum gerçekten.)10 buçuk yaşına kadar tek çocuktum ve bir kardeşim olması için ağlıyordum sanırım...... Yine de çok şirin geliyor ve zararsız ve umarım ki o büyüyünce aramız bozulmaz (Gerçi o büyüyene kadar ben de büyüdüğümden daha anlayışlı olurum muhtemelen sdfgfd.) Bu arada formspringini merak ettim, sorun olmazsa söylesen olur mu? (Hayır, kesinlikle arada sırada gizlice göz atmayacağım. Kesinlikle. im not a stalker) Bu arada nasıl bu kadar uzun, ilgi çekici konulara sahip yazılar yazabiliyorsunus? Sırrınızı verebilir misiniz? (Yorumu düzenlemeye kalkmayacağım çünkü birine yorum atarken düzenlemeye kalkınca tüm yorumu silesim geliyor.)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Genellikle ergenlik çağında oluyorlar, evet, hani sonradan hayat herkesi bir şekilde bozuyor zaten. Ya formspring hesabımı zaten paylaşırım da açıkçası kısa süre önce açtım ama müthiş karmaşık bir şey, tanımadığım bir yığın insandan bissürü soru geldi ve şimdi fs adımı bile unuttum. ._. Ve yazma konusunda... Şefler formülünü paylaşmaz, üzgünüm. ;) (Niye beni esir aldın ";)"??? TTATT)

      Sil
  5. Seni (ve diğer kişileri) çizeceğim çünkü canım istiyo sdfgfds görünüş, poz vs. vs. nasıl olsun? (Ask.fmin filan kapalı olunca buradan attım sdfg bu arada Yoruko'ya da sorar mısın sanırım Blogger'da yorumlara çok sık bakmıyor?)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağol, biz istemediğimize karar verdik ^^"

      Sil
    2. İyii siz bilirsiniz (Hıh zaten suki kim---)

      Sil