7 Kasım 2014 Cuma

Bıktım. Bıktım aramızdaki bu patron-köle ilişkisinden.  Küçüklüğümden beri sürekli benim için türlü fedakarlığı yapıyorsun. Yapma artık. Gereksiz. Bunların hiçbirine değmem ben. Ne kadar denersem deneyeyim asla karşılığını vermeyeceğim, veremeyeceğim bunların. Beceriksiz, aptal, tembel, deli, bencil bir yaratığın tekiyim gırtlağına dek katrana batmış ama sen hala beni çıkarmak için çabalıyorsun. Yapma. Benim için hiçbir şey yapma artık. Çünkü yaptıklarının hepsi sadece vicdani yaralar açan boş çabalar. Asla emeklerinin, fedakarlığının, çabalarının karşılığını vermeyecek bir hatalı oluşumum ben. Yeterince çabalamadığımı ve fazla çabuk pes ettiğimi düşünüyorsun ancak doğru değil bunlar. Sadece senin kabullenemeyişinin fısıldadığı bahaneler ama içinde gerçeği sende biliyorsun. Tamamen çürümüş, ölü bir dişim ben ve artık kanal tedavisi için falan çok geç. Çek gitsin. Uğraşmaya devam etme, dediğim gibi değmem. Böyle yaparak bana da zarar veriyorsun. Beni hapsettiğin fedakarlık kafesinde, çabalarının karşılığını veremememin pişmanlığı kalbimi açgözlü bir fare gibi kemiriyor.
Hayatı sürekli mor bir kuyunun dibinde yaşayanların haklı tek konu en ufak bir depresiflik belirtisinde hemen bunun saçmalığından dem vuranların gerçek mutluluk ya da üzüntüyü hiç yaşamadıklarıdır çünkü bir ışık çakmadıkça karanlıktan başka hiçbir şey göremeyeceğinizi bilmezler.

2 yorum:

  1. Annemi çok seviyorum ama benle ilgilenmemesini tercih ederdim. Çünjü ne kadar yaptıklarının karşılıksız olduğunu düşünselerde kendileri sürekli bir beklenti oluşturuyorlar ve biz bu beklentilerin, bizimle ilgili büyük hayallerinin altında eziliyoruz. Bende annemin sürekli torun, sevgili, evlenme muhabbetinden o kadar bıkıyorum ve üzülüyorum ki anlatamam. Hiç bir zaman gerçekleşmeyecek şeyler için beni darlıyor ve suçlu hissettiriyor.

    YanıtlaSil