2 Kasım 2014 Pazar

Neden Avatar? (Bütün Müthiş Yönleriyle)





1 - Kadın Karakterler
Avatar tartışmasız olarak gördüğüm en iyi kadın karakterlere sahip seri. Diğer çizgi filmlerdeki kadın karakterlere bakmamış, animelerdeki geri zekalı kaltaklara takılmamış, harikalar yaratmış herifler. Ne sırıtık suratlı Mary Sue'larla karşı karşıyayız ne de o mal tsunderelerle. Karşımızdakiler erkekler kadar güçlü, hayır, "erkekler kadar güçlü" demenin hakaret olacağı kadar çok güçlü ve kişilikli kadın karakterler. Toph var lan bir kere her şeyden önce. Bana göre gelmiş geçmiş en iyi kadın/kız karakter yani. Diğerleri de gerek çizgi filmler olsun, gerek animeler olsun, hatta fantastik romanlar olsun diğer tüm hemcinslerine taş çıkartacak düzeyde. Korra olsun, Katara olsun, Asami olsun... Ha bazılarına göre Katara Mary Sue, Asami ise bayan mükemmeliktir, bana göre alakası yok. Asami'nin taş gibi bir hatun olması onu bayan mükemmellik yapmaz ve Katara kadar güçlü bir su bükücü ise bence LOK'da yok. Kız yağmuru durdurdu, Azula'yla savaşıp yendi, tsunami yarattı be. Zaten her fırsatta kızın hafiften Mary Sue'ya çalmasıyla alttan alttan dalga geçiyorlar seride. O intikamcı moduna girmesi de muhtemelen Mary Sue imajını kurtarmaktandı ama sonuçta kurtardılar mı kurtardılar! Seviyorum Katara'yı ben. Neyse, Katara'yı falan geç de, Avatar'daki kadın karakterler gibisi yok bence.



2 - Kötü Karakterler
Avatar'ın "çizgi film" olduğunu varsayarsak (Ki bu konudaki (Avatar çizgi film midir anime midir konusundaki) görüşlerimi şu yazıda açıklamıştım.) en azından benim bildiğim diğer çizgi filmlerden çok farklıdır. Mesela Azula kötü olmakta iyidir ancak o kötü kızın ardında daima bir canavar olarak algılanmış o güvensiz çocuğu görürüz zaman zaman. Çocuklara kötülüğü özendirmemek adına çizgi filmlerdeki kötüler genelde çirkindir ancak Noatak aka Amon hiç öyle mi? (Allah'ı var, yakışıklı adam.) Ayrıca kötüler bile romantik ya da şaşkın olabilirler. (Bolin'in Ghazan ve Ming Hua ile olan ve ATLA'nın lemurun toprak büktüğüne inanan muhafızları gibi yerlerden fazlasıyla gelen sahnesini hatırlayın.) Kısacası kötüleri sadece "kötü" olarak çıkmazlar karşımıza. Hatta yolları kötü olsa da amaçları iyi bile olabilir. (Zaten LOK'un tüm kötü karakterleri bir siyasi görüşü temsil ediyordu. Bunu bir çizgi filmde aktarmaları... Muhteşemden başka ne denir ki?) Bunu ATLA'da pek görmedik çünkü esasında sadece bir tane kötü karakterimiz vardı ve ATLA daha çocuklara yönelikken LOK daha çok küçükken ATLA izlemiş genç/genç yetişkinlere yönelik. Dolayısıyla daha derine kaçabiliyorlar ama hala en anti-homo'su da dahil tüm fandomın desteklediği Korrasami'yi canon yapmıyorlar. (Gerçi ben Korrasami'yi yerine Korra'nın tek ve Asami'nin Iroh 2'yle olmasını tercih ederim.



3 - Engel Tanımamazlık
Bu kadar inanılmaz engelli karakterin bulunduğu bir başka seri de bilmiyorum ben kendi adıma. *-*  Bu arada Teo isimli şu dahi çocuğu hatırlayan var mı? Şahsen Toph'u kimselere yakıştırmıyorum, her ne kadar Lin'i de Su Yin'i de sevsem de, birisiyle evlenmemiş olmasını hayal ederdim (Aşk meşkle ilgilenmek için fazla harika çünkü bence.) ancak evlendiyse de Teo'yla olmasını onaylayabilirdim. Çizgi romanlardaki Satoru'yu gözüm tutmadı. Hem Teo'yla öyle çok aşk kuşu gibi de olmazlardı - daha çok pratik bir beraberlik olurdu. Neyse... Bir yerlerde şöyle bir şey okumuştum: "Bugün kızımın kör olacağını öğrendiğim için üzülüyordum ama o kolumu tuttu ve dedi ki "Üzülme anne, Toph gibi güçlü olacağım." Artık ne kadar doğrudur bilemem, sonuçta çok var böyle duygu sömürüsü şeysileri ancak bu çok güzeldi. Ayrıca kendi adıma konuşmak gerekirse engelli karakterlerin bu kadar olumlu şekilde ön plana çıkarıldıkları bir çizgi film bilmemekteyim ben.

 4 - Bükücülük
Sadece Avatar evrenine has ve herhangi bir efsane vb.'ye dayanmayan bu şey (Araştırdım, evet.), bana kalırsa hayal gücünün ürettiği en güzel süper güçlerdendir.(Bu arada herhangi bir şeye dayanıyorsa da ben cahıllıkten bilmiyorsam lütfen bilgilendiriniz.)  Sizi bilemem ama şu giflere bakmak bile yetiyor ahlanmama. Ne bükmek isterdin derseniz, bilmiyorum. Kendimi su bükücülüğe yakın hissediyorum ama toprak da olabilir, hava ise ayrı  bir eğlenceli, öte yandan zaman zaman milletin ağzına ateş sokmam gerekmiyor değil. Hava güçlerim olsa her yere Aang gibi hava topuyla gidebilirdim, hatta "hava yolu" diye yeni bir toplu taşıma yolu bile icat edebilirdim, tamamen doğa dostu bir toplu taşıma yolu olurdu üstelik ehe. Ne "ay şoför bey havalandırmayı açar mısınız, piştik burada be!" derdi olurdu ne de "arkada akbil uzatmayanlar var" derdi. Millet akbilini/parasını mı uzatmıyor? Hooop hava bükerek alırsın cebinden. Anamıza bacımıza dokunan mı var? Salarsın aşağı... Ulan Aang, yanlış devirde yaşamışsın be. Bu devirde yaşasan ne iş yapardık seninle! Gerçi hangi element işe yaramaz ki?  Hepsi birbirinden müthiş!  İşte bu yüzden en iyisi Avatar olm- Öhöm, tamam, sen artık çekilsen iyi olacak benim kıro ticaretçi tarafım... Neyse lan işte, bükme mükme güzel işler, şimdi aklıma geldi de küçükken kuzenimle oyunlarda hep bükücü olurduk biz. İster Hogwarts'ta okuyalım, ister Indiana Jones'culuk oynayalım, ister ben prenses o prens olsun - ille olurdu işin içinde bir bükücülük. Ama harbi güzel güç be. Aang'in yaptığı o hava topuyla uçarak git okula, uçarak gel eve, suyla banyoda oyna, sinirlenince yak ateşinle, toprakla da oyna dur işte.
5 - Tabii ki mesaj
Tüm çocuk çizgi filmlerinin verdiği belli başlı mesajlar vardır: Arkadaşlığın önemi, iyilik, dürüstlük vb. gibi... Ancak Avatar bunların çok ötesinde mesajlar da veriyor bence ve bunların başında şu geliyor: Hiçbir şey safi kötülükten oluşmaz, kötülük kadar iyilik de vardır, ayrıca kötülüğün içinde bile iyilik bulunabilir. Aslında burada uzun uzun yazmıştım ancak sanırım şu gönderi Avatar'ın ve Avatar kadar Legend of Korra'nın da ne kadar harika bir seri olduğunu burada ne kadar kelime kullanırsam kullanayım yapabileceğimden çok daha iyi bir şekilde açıklıyor. (Gerçekten gözünüz yaşarabilir.)

5 yorum:

  1. Çok güzel bir yazı olmuş eline sağlık, çok duygulandım:) "Hayır, 'erkekler kadar güçlü' demenin hakaret olacağı kadar çok güçlü ve kişilikli kadın karakterler." çok iyi bir tanımlama gerçekten bu. Dünyayı iyi hale getiren bir unsur da bu çizgi film bence, verdiği mesajlarla.

    Ben de bu bükücülüğü var mı diye araştırıyorum. Mesnevi de diyor ki:
    "Rüzgâr, toprak, su ve ateş köledir.
    Onları ölü sanma, diridirler."
    Daha sonra bazı peygamberlerin bu dört unsurla olan hikayeleri de var. Mesela rüzgar, Süleyman Peygamberin emri altındaymış. Ama tabii "bükme" konusu Avatar'a ait bir şey. Bükmenin ötesine geçenler de var, Simyacı kitabındaki baş karakter rüzgarın kendisi olmayı öğreniyordu, gibi. Bu bükme işinin gerçek olmasını çok istiyorum:D

    YanıtlaSil
  2. Öncelikle çok teşekkürler. ^_^ Sonra, orada amacım erkeklerin güçsüz olduğu gibi bir şey söylemek değil, "erkek kadar güçlü" gibi cümle kalıplarının saçma olduğunu çünkü gücün cinsiyet falan tanımadığını belirtmekti. Senin yanlış anlamadığını tahmin ediyorum ama yanlış anlaşılma olur diye belirteyim dedim. u_u
    Sonralıkla ben zaten hava, toprak, su ve ateşin canlı olduklarını biliyorum. Ancak daha önce hiç Süleyman Peygamberin rüzgarı yönettiğini duymamıştım. Çok ilginçmiş. *-* Bu tür efsanelere dayanıyor olabilir Avatar'daki "bükme" olayı. Ne hayal gücü ama di mi? Ve bende gerçekten çok isterdim bükücülüğün gerçek olmasını. TT_TT Bu yüzden durmadan araştırıyorum bir kanıt bulurum belki diye.
    Son olarak sende Avatar'ın dünyayı daha iyi bir unsur haline getirdiği konusunda çok güzel demişsin, kesinlikle öyle! ^-^

    YanıtlaSil
  3. bende avatar manğıyım korayı da sevdim ama avatar kadar değil. benim favorım katara tabili de

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ya, çoğu kişi Mary Sue der geçer Katara'ya ama ben çok severim, Korra'nın Avatar'ı asla geçemeyeceğindeyse hepimiz hemfikiriz. :3

      Sil