20 Aralık 2014 Cumartesi

Fangasmdan Arındırıl...maya Çalışılmış Final Yazısı

Avatar benim için GERÇEKTEN hayatımdaki en önemli şeylerden biri oldu hep. Hatta kalbimin fandom köşesinde DEATH NOTE'UN BİLE yanında durabilecek tek seri olduğunu söyleyebilirim. Abartmıyorum, çocukluğumun en güzel anları, muhtemelen hafta sonları sabah CNBC-E Nickelodeon kuşağında bükücü dostlarımın (Hayatımdaki tüm kanlı canlı gerçek insanlardan çok daha fazla dostumdu Avatar karakterleri.) maceralarına katılmak olmuştur. Beni derhal televizyon başına ışınlayabilecek tek sestir Katara'nın "Ateş, toprak, hava, su..." diyen sesi. Doğum yapıyor olsam hastane yatağından atlayıp gene koşarım ekran başına. Öyle çok seviyorum çünkü, diğer tüm ayıla bayıla izlediğim çizgi filmler bir yana, Avatar bir yana... O yüzden bu belki de 50 kez izlediğim serinin yenisinin çıktığını duyunca yaşadığım heyecan ve mutluluğu tahmin edersiniz.
Ve... Hayal kırıklığımı da. Yani ilk seriyi izleyip Korra'ya başlayan herkesin yaşadığı o hayal kırıklığı!
Bir kere yeni Avatar bir çocuk değildi. Buna alışmamız uzun sürmedi, sonuçta biz de büyümüştük. Ya biz uzak kalmışken modernleşmeye başlamış Avatar dünyası? Bir kısım izleyici "cyberpunk" diye üzerine atladı, bir kısımsa modernliği Avatar'a bir türlü yakıştıramadı. Sonra bir de yeni Avatar takımının şu cool çocuk havalarında takılan ateş bükücü elemanı vardı ki böyle klişe bir karakteri Avatar gibi bir seriden hiç beklemiyorduk. Bir de eski serinin çizimleri hiç böyle değildi, Avatar'dan çok Marvel'a benziyordu çizimler. Bu tür kusurlar üst üste binince en ufak şey bile batmaya başladı gözümüze. Tabii ki ne yaparlarsa yapsınlar ilk serinin yanında sönük kalacaktı (Çünkü o fazla iyiydi.) ancak buna hiç kanımız ısınmamıştı. Ama "İlk seri gibi giderek güzelleşir belki" diye umarak izlemeye devam ettik yine de. Kimisiyse "Ama onu başından beri sevmiştik hiç değilse!" diyerek izlemeyi bıraktı.
Ama seri devam edenlerin umduğu gibi giderek güzelleşti.
Önce karakterlere kanımız ısındı (Mako hariç), sonra konu güzelleşti, işleyiş de iyileşti, kusurlar gitti, diyaloglar, heyecan, espriler - her şey yerli yerine oturdu ve sonunda bizi kahkahalara ve gözyaşlarına boğan, birçoğumuz için çocukluğunun en önemli parçalarından olan, duygularımızı daima allak bullak etmeyi başaran  muhteşem Avatar serisi muhteşem bir final yaptı. Tüm eksilerine rağmen yeni seri de eski seri kadar efsaneleşmeyi başarmış oldu böylelikle.
Ayrıca herkes ATLA ve LOK ile Korra ve Aang'i karşılaştırmanın gereksizliğini anlamış görünüyor.  Korra ve Aang çok farklı şeylerle baş etti. Aang'in fiziksel Korra'nınsa ruhsal gelişimini izledik. İkisi de sonunda harika Avatar'lar oldular.
Ve Korra'nın finali gerçekten muhteşemdi. Finalle ilgili o kadar çok şey var ki yani devasa robotla badass dövüşler, bir an olsun varlığına katlanabildiğim Mako, Makolin sahnesi, Zhurrick, Hiroshi (Asami'nin babası) 'nin ölümü, düğün, Tahno ve tabii ki Korrasami. Ki hakkında yeni bir yazı yazacağım galiba.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder