19 Mayıs 2015 Salı

Eğer platonik aşkın ve sevgiliniz olmamasının zor olduğunu düşünüyorsanız  (Bence aşk bile değil ya neyse) canınızı kurtarın ve ASLA bir ilişkiye girmeyin. Çünkü asıl zorluk ondan sonra başlıyor.  Biriyle ilişki yaşayabilmek için pek çok şey gerekiyor.  Sadece aşık olmak yetmiyor.  Bu yüzden birlikte olun, birbirinizi ne kadar çok severseniz sevin, aşkınız ne kadar güçlü olursa olsun sonu hep aynı kapıya çıkıyor: Acı, acı, acı.  Aşk bitiyor: Sıkılıyorsunuz ya da hatalar. Ama sevgi bitmiyor.  Acı veren taraf da bu işte.  Aşkınız bitiyor, ilişki kuramaz hale geliyorsunuz, kurtulmak istiyorsunuz ama yapamıyorsunuz çünkü sevgi;  kalın, paslı, demir bir zincir gibi kalinize dolanmış ve onu sımsıkı tutuyor.  Üstelik bu zincirlerin bir anahtarı yok.  Bir kez kalbinize dolandı mı bir daha asla çıkmıyor.  Gerçekten.  Neredeyse 3 yıldır tek bir kelime konuşmamış, yüzünü görmemiş, kendisinden hiçbir haber almamış olun isterseniz.  Gerçekten sevmişseniz ne zincirler gevşeyecek ne acınız hafifleyecek.  Sadece alışacaksınız.  Ama asla unutmayacaksınız.  Bu konuda yapabileceğiniz hiçbir şey yok. (Öyle filmlerdeki gibi iyi çocuğu bulup kötü çocuğu unutmak filan olmuyor yani.) Her koşulda acıyı göze almalısınız. Üstelik sadece kendi acınızdan söz etmiyorum.  Kendi acınız  ve sevdiğinizin acısı, hatta, kendi acınız ve sevdiğinize vereceğiniz acıyı. Acıtmayayım derken acı çekeceksiniz.  Eh, insanız, dolayısıyla da benciliz.  Hiçbir şey kendi canımızdan önemli değil.  Kendimizi kurtarmaya çalışırken bu sefer sevdiğimizi acıtacağız.  Evet iki ucu boklu değnek tam.
Ama acıyla iç içeyse neden severiz?
Her şeyin bir karşılığı vardır.  Sevginin olduğu kadar acının da...  İnanın bana, hayatınızdaki hiçbir şey şey ama hiçbir şey, size sevgi kadar büyük bir acı veremeyeceği gibi onun kadar büyük bir mutluluk da veremez. Aslında bunu sadece mutlulukla sınırlamak istemem. Bu öyle bir his ki...  Artık ayaklarınızı yere iki kişi olarak basmak gibi. İki kişi olara gülmek, iki kişi olarak ağlamak, iki kişi olarak düşünmek, hissetmek, yaşamak... Dünyaya karşı iki kişi olarak ve iki kişi gücünde savaşmak.  Aslında acısı da iki kişi yerine acı çektiğiniz için bu kadar kahredicidir. Peki buna değer mi?  Orası size kalmış.  Bana soracak olursanız... Evet.  Bence, bu, çektirdiği her şeye kesinlikle değer ve nasılsa elinde sonunda bir çaresini bulacağız.  O zaman neden mızmızlanıyorum? Çünkü acıyor.
Not: Ama Tanrı kadar yalnız olsam ben de bir şekilde intikam alırdım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder