26 Temmuz 2015 Pazar

Neden Yaoi Severiz?


Aslında cevabı çok basit: Çünkü yaoi iki erkek arasında geçen ilişkiyi konu alan mangalardır.

Ama birkaç yazımı okuduysanız bile "kısa ve öz" olmanın benim tarzıma çok ters olduğunu anlamış olmalısınız.

Başlamadan önce "shoujo" ve "yaoi" kelimelerinin anlamlarını bilmeyenler için Alicesel tanımları:

Shoujo: İçlerinde seks'in s'si olmadığı için heteroseksüel denilemez ama teknik olarak, evet, liseli erkek ve kızlar arasında geçen ilişkilerin ("Heteromantik" ya da "sıkıcı" ilişki denilebilir belki.) ütopikleştirildiği manga türü.
Yaoi: Tüm erkeklerin gay olduğu, birbirleriyle seks yapmaktan ve kavga etmekten -ama çoğunlukla seks yapmaktan- başka hiçbir şey yapmadıkları, dolayısıyla tahminen çocukları gerçekten leyleklerin getirdiği ütopyalarda geçen mangalar.

Şimdi tabii ki böyle bir dünya yok. Ne yazık ki erkeklerin hepsi gay değil (Gerçi hepsinin içinde bir gaylik olduğundan neredeyse eminim, tamam, gerçekten hepsinin değil ama birçoğunun - özellikle de homofobik olanların - yani her fırsatta birbirlerinin üzerine atlayan ("Üzerine atlamak" derken kast ettiğim gerçekten üstüne atlamak bu arada. Fiziksel olarak tüm ağırlığını başka birinin üstüne bırakmak.) erkeklerle orta okulu okumuş ve toplum içinde birbirinin götüne elleyen erkekleri yeterince görmüş biri olarak bu fikrimi hiçbir şey değiştiremez.), 7-24 birbirleriyle seks yapmıyorlar, çocukları leylekler getirmiyor (Haberiniz yoktuysa üzgünüm ve küçük bir uyarı: Bu blog kesinlikle size göre değil. Adult content. M rated.  +18 diyemiyorum çünkü daha kendimin 18 yaşıma girmeme 2 sene var ama bildiğim tüm sapıklık uyarılarını kullandım.) Aslında gerçek hayatın bununla alakası yok. Gerçek hayat gayler için çok zor.

Ama yaoi gayler hakkında olmasına rağmen onlara hitap etmez. (genellikle) Heteroseksüel kadınlara hitap eder. Yani gerçekçi olmasının bir önemi yok. Çünkü hetero bir kadının (Ki bu "yaoi okuyucusu heteroseksüel kadın" diye söz ettiğim kesmin ergen kızlar olduğunu anlamalısınız, yani 20 yaş üstünde yaoi okuyan ciddi bir kesim olduğunu sanmıyorum, en azından bizler büyüyene kadar yani. *smirk*) doğal olarak gerçek hayattaki gay ilişkileri hakkında en ufak bir fikri yoktur.

Öte yandan shoujo farklı. Yüzlerce yaoi okumuş (abartmıyorum) ve tek bir shoujo anime izlemiş/ manga okumuş (Anime: Kimi ni Todoke Manga: Dengeki Daisy. Aslında animesinde ana erkek karakteri Kaji Yuki'nin seslendirdiği ve adının içinde "mavi" kelimesi geçen popüler bir shoujonun birkaç bölümünü de okumuştum ama sonra bıraktım.) biri olarak ikisini karşılaştırmayacağım. (Bu utanç verici şekilde adil olmazdı.) Zaten ikisi de aynı hatayı yapıyor aslında. Peki buna rağmen shoujonun yaoiden daha az sevilmesinin nedeni ne?

Dediğim gibi yaoi: Kadınlara hitap ediyor ve erkek-erkek ilişkilerini gerçek dışı anlatıyor.
Shoujo: Kadınlara hitap ediyor ve kadın-erkek ilişkilerini gerçek dışı işliyor.
Yani: Yaoiyi yiyoruz ama shoujoyu yemiyoruz.

Çünkü okulun yakışıklı, karizmatik, popüler çocuğu asla ama asla sessiz, utangaç, ezik kıza aşık olmadığını bazılarımız deneyimle biliyor. Mesela ben her zaman okulun utangaç, sessiz, ezik kızı olarak sizi temin edebilirim. Eğer güzel olsam olurlardı ama güzel bir kız ezik olmaz çünkü doğuştan gelen bir üstünlüğü vardır. Ama shoujolardaki kızların daima güzel olmalarının suçunu shoujo türüne atamam. Herhangi bir anime ya da mangada "güzel" olmayan bir kız karaktere rastlama olasılığınız %1 (Ben böyle bir şey görüp duymadım ama var plan tüm anime ve mangaları bilmediğim için %1'lik tahmin oranı bırakıyorum.) ve "çirkin" bir erkeğe karaktere rastlama olasılığınız %5 (Rock Lee gibi değişik görünüş özellikleri olan karakterler az da olsa var ama geçtim "çirkin" olmayı, şişman, sivilceli, koca burunlu ya da pörtlek gözlü bir kız karaktere rast-la-ya-maz-sınız. (Umarımdoğruhecelemişimdir.) Animelerdeki "itici" kızlar en fazla göz altları mor (ÇÜNKÜ KAPATICI DİYE BİR ŞEY YOK YA DA GENÇ KIZLAR ONU KESİNLİKLE KULLANMIYOR.) veya "uzun" oluyor (Çünkü mankenler özellikle uzun seçilmiyor.) ve anime kızlarının yüzlerinde görebileceğimiz en değişik şey fetiş haline getirdikleri "turşu kaş" ki böyle doğal bir kaş çeşidi olduğunu sanmıyorum.  Not: Bakın görünüş açısından farklı kadın karakterlere sahip bir seri hatırladım şimdi. Kurogehime. Baş karakter de içinde bulunan ve bir çeşit neet kadın topluluğu olan Amamizukan üyelerinin her biri farklı görünümlere sahipti - animeler için devrimci düzeyde farklı hem de.  (O %1'i bıraktığım iyi olmuş!)

Öhöm... Dönelim ilk cümleye: "Çünkü okulun yakışıklı, karizmatik, popüler çocuğu asla ama asla sessiz, utangaç, ezik kıza aşık olmaz." İşte bu benim gibi bazı sadece-yaoi okurlarının shoujo okumama nedeni. Böyle bir aşk yaşayamayacağımızı biliyoruz (Çünkü gerçek hayatta liseli ilişkileri böyle yürümüyor bir kere.) ve kendimizi özendirmeye gerek duymuyoruz. Yaoiye özenmemiz veya yaoilerdeki ilişkilerden beklememiz zaten mümkün değil çünkü penisimiz yok. Ama benim için sadece gerçekte böyle ilişkilere rastlanmaması değil mesele (Hiçbir şey imkansız değildir.), ben aynı zamanda da kız lisesine gidiyorum, yani erkek bile görmüyorum. Dolayısıyla kendime shoujoyu yasakladım. (Gerçi heteroseksüel ilişkilerinin pek ilgimi çektiği söylenemez zaten...) Ama bu yaygın bir neden değil. (Bu benim nedenim.) Hem yaoi hem shoujo okuyanlar da var. Yaoinin shoujoya üstün gelmesinin asıl nedeni...

Cinsellik.

Gerçek olup olmaması ya da orjinallik umurumuzda değil. Zaten anime/manga konsept olarak gerçekçi değil. Kimse gerçeği istemiyor çünkü gerçek eğlenceli değil. Ama anime/mangaların gerçekliği saptırış biçimi çok lezzetli. O kadar lezzetli ki başka bir lezzet istemiyoruz. Aynı lezzeti farklı tabaklarda 10, 100, 100 kez sunun. Sadece bir şeyi asla eksik etmeyin. O yemeğin tuzu çünkü.

Bazı kızlar cinsellikten hoşlanmaz -tıpkı bazı erkekler gibi- ama çoğu hoşlanır. Bu her şeye (özellikle cinselliğe) çok kolay ulaştığımız internet çağının suçu değil. Bu hep böyleydi ve hep böyle olacak çünkü neden biliyor musunuz? Çünkü insan türü böyle devam ediyor. İnternetin icat edilmediği çağlarda da 16 yaşındaki ergenler cinselliğe ilgi duyuyorlardı. Aramızdaki tek fark onlar cinsel meraklarını daha entel yollarla (Kitaplar gibi - cinsellik ansiklopedileri) gideriyorlardı. Bizse google'a sahibiz ve google kaynaklara sahip. Ama bu interneti tehlikeli yapmıyor. Porno gözünüze gözünüze sokulmuyor. Bu içeriğe ulaşmak tamamen değil ama büyük oranda size bağlı. Porno istemiyorsanız onu engelleyebilirsiniz ve yapamayacak yaştakiler zaten internet kullanmamalı. Mesela ben daha geçen seneye dek içinde doğru düzgün seks sahnesi geçen yaoileri okumuyordum. Artık buna hazır olduğuma karar verdim ve hardcorea geçtim. Tamamen kendi kararımdı. Bazılarının iddia ettiği gibi yaoi beni kirletmedi, ortada bir kirlilik varsa, ben kendimi kirlettim. (Ama yok. Pffft. Saçmalamayın lütfen.) Sınıfımdaki hiçbir kız Gri'nin Elli Tonu adlı koca kitabı okumaya zorlanmadı, kendileri okudu, tıpkı wattpaddeki erotik hikayeleri okudukları gibi. Hiçbir şeyi suçlamaya gerek yok millet. Cinsel içgüdülerimiz var ve olması suç değil (gereklilik) - kimseye zarar vermediğiniz sürece.

Cinselliğin shoujo türünde de yayılmaya başladığını görebiliyorum (yaşasın tumblr) ama genel olarak yaygın değil. En azından en popüler shoujolar arasında... Sonuçta istisnalar her türde vardır. Ama shoujo el tutuşmanın önüne geçse bile yaoiyi kolay kolay alt edemez çünkü...

Burada başa dönüyorum: (Amerika'yı dolaşıp Yunanistan'a geldik) Yaoi iki erkek arasında geçer.

Bir yerde okuduğuma göre sosyologlar (ya da öyle birileri) genç kızların yaoi sevmesinin nedenini "cinselliği kendi bedenlerinden arınmış olarak keşfetmeleri" olarak görüyor. Doğru bir bilgi olduğundan emin değilim. (Okuduğum kaynağın sahibi tamamen kekliyor da olabilir.) Ama doğrusu mantıklı geliyor. Çünkü cinsellik biz kızlara acı verici bir şey olarak lanse ediliyor. (Sanırım bizi bundan uzak tutmak için.)  Belki de henüz cinsel deneyimi olmayan yeniyetme kızlar olarak yaoiyi sevmemizin bilinç altında yatan nedeni bu olabilir. Ama gelelim bilinç üstünde yatan nedenlere.

Yaoiyle ilgisi olan ya da olmayan, homofobik ya da değil, tüm kızlar, sevdikleri erkeğin (Bu kişinin gerçek biri ya da hayali kahraman olması fark etmez.) kendilerinden başka bir kız yerine bir erkekle birlikte olmasını tercih edecektir. (Bu gerçekten iki yüzlü, cinsiyetçi, korkunç ama öyle. Bu yüzden kız olmak korkunç işte. Biz bile birbirimizi sevmiyoruz.) Bazı kızlar bu gerçeği kabul etmeyecek kadar eşcinsellik fikrine uzaktır. Bazıları homofobiktir. Bazıları kendine yalan söyler. Geri kalanıysa biz oluyoruz. Merhaba. Toplumun çöp kutusuna fırlattıkları ve hatta taktıkları isim bile "sapkın kız" anlamına gelenler. Ama ben fujoshilerin değerli olduğunu düşünüyorum. En azından "amım var ve bütün erkekler bana hasta :)" mantığındaki kızlardan ÇOK daha iyiyiz. Hem kendimizi kabullenmiş olmamız da cabası... Çünkü tüm kızlar gay ilişki sever. İnanın bana. Çoğu tutucu ailelerden gelen kızlarla aynı okula gidiyorum ve hepsi öğretmenlerin karşısında "ewww eşcinsellik" olsalar da eşcinsellik hikayelerini heyecanla dinlemeyen birini bile görmedim. (Homofobik olmanın fujoshi olmakla alakası yok - buna da yazının sonunda değineceğim.)


Şimdi bunun yanında siz olmayan şanslı bir kaltağı düşünmek mi daha çok hoşunuza gider yoksa alttaki oğlanı mı? Lütfen kendinize karşı dürüst olun. Tebrikler! Artık siz de aramızdasınız...


Çünkü gay ilişkisi güzeldir.

"Aşk aşktır." Evet. "Onların da bizden farkı yok." HAYIR. Kabul edilmek için bu görüşü destekleyen eşcinsellere bir lafım yok ancak gerçek şu ki bu doğru değil heteroseksüeller. Bir kız-erkek ilişkisi ile bir erkek-erkek/kız-kız ilişkisi farklıdır. Erkek-erkek ilişki ile kız-kız ilişkisi de öyle. Şu an romantik/cinsel bir ilişkiden bahsetmediğimi farz edin. Anladınız mı? Biz farklıyız ve bizi farklı olarak kabul edemiyorsanız hiç etmeyin daha iyi. GERÇEKTEN homofobik olmayan insanlara ihtiyacımız var - "Hayvan haklarını destekleyince hayvan olmuyorsak onların haklarını destekleyince de onlar gibi olmayız." diyerek hemen kendini savunan sizlere değil.

Gay ilişkisi heteroseksüel ilişkilerden farklı bir şekilde güzeldir. Tabii yaoi gay ilişkileri bu şekilde lanse etmiyor... Yaoi ilişkilerinde roller "seme" (aktif/bazıları için: erkek) ve "uke" (pasif/b.i: kız) olarak dağıtılır ama bunlar sadece yataktaki değil yatak dışındaki rolleri de ifade eder. Bu da gaylerin yaoileri sevmemesinin en önemli nedenlerinden biridir. (Yazı bitmek üzere, az sonra bu nedenlere değineceğim, sabredin biraz daha.) Her zamanki gibi haklılar. Ama bir kız olarak bu sefer, onlara ne kadar saygı duysam da, onları savunamayacağım. Neden mi? Çünkü bu benim işime geliyor. Nasıl mı?


Seme
Uke






















Çünkü hem heteroseksüel hem yuri ilişkimde yaşadıklarımı yaoide görebiliyorum.

Heteroseksüel ilişki içindeki bir liseliyken bile (Aslında orta okullu ama olsun.) ilişkimde yaşadığım problemlere yaoide rastlayabiliyordum. "Ah, evet, ben de tam olarak böyle hissediyorum işte!" Ve bu şu anda da değişmiş değil. Tamam, shoujo deneyimim çok az, yani belki benim izlediklerim/ okuduklarımın bir eksiğiydi bu ama ben izlediğim/okuduğum hiçbir shoujo yapıtında böyle hissetmedim. Belki benim ilişkilerim yaoi ilişkilerine benzeyecek kadar dandik. Belki de adamlar erkek-erkek ilişkilerindeki erkeklere bile erkek ve kadın rolleri verirken tam olarak bunu (Hedef kitlesi olan kadınların empati kurabilmesini)  amaçlıyordu gerçekten. (Japon bunlar abi, beklenir, ayrıca o başarının bir sırrı olmalı.) Ama bu bir gerçek. Yaoiler gay sorunlarına değinmiyor olabilirler ama ilişki sorunlarına değiniyorlar. Çünkü ilişkiler %90 sorundan oluşur. (Özellikle gerçekten aşıksanız.) Dün Junjou Romantica'nın 3. sezonunu izledim mesela (Zaten bu yazıyı yazma ilhamım da oradan geliyor.) ve 3 sezonda Misaki'nin ilerleyişini görmek resmen gözlerimi doldurdu. Nerede o ilk sezonda aşkını şiddetle reddeden Misaki ile şimdi Usagi'yi kıskandığını açıkça belli eden Misaki. (Açıkça dediysem de Misaki ne kadar açık olabilirse. Tsunderenin alası sonuçta kendisi. E o kadar olsun ama! Sonuçta JR bu. O yüzden izliyoruz zaten.) Nerede Usagi'nin ev hayvanı gibi yaşayan Misaki ile üniversitede 3. sınıfa gelmiş, iş hayatına atılmak üzere, Usagi'nin de belirttiği gibi büyümüş ve olgunlaşmış Misaki. (Demedi demeyin, Misaki manga editörlüğüne kancayı takacak, o Onodera ile arkadaş olacak, Usami de Takano'yla. Misaki ile Onodera tatlı tatlı oynarken arkadaşlık ederken sahipleri sevgilileri Usami ile Takano'nun onlar hakkında dertleştiğini düşünsenize! Ulan... *fangasm*)  Nerede o yeniyetme uke Misaki ile şimdiki profesyonel uke Misaki. (Büyümüş ablası büyümüş o.)

Ayrıca shoujolarda el tutuşmaları bile 3 yıl filan sürüyor ki shoujo okuyucularını anlamama nedenim de bu. Zorluğu seven insanlar olmalılar. Şahsen ben crush kısmından direk "lovey dovey" kısmına geçilmesini tercih ederim. Gerçi düz ilişkilerin heyecanı crush kısmında olsa gerek.

Peki neden gayler yaoi sevmez? İşte bu konuda yazılanları okuyup bizzat ilgi kişilerle görüşerek yaptığım araştırmanın sonuçları:

- Biz erkekleri severiz, diyor dick-eater786 (Tamam, tamam, bu işi ciddiye alacağım.), ve kıza benzedikleri için değil. Kız isteseydik kızlarla birlikte olurduk. Yukarıda bahsettiğim gibi yaoi ilişkilerindeki roller seme = aktif/bazıları için erkek uke=pasif/bazıları için kız olarak ayrılır ve bunlar sadece yataktaki roller değil. Çoğunlukla ukelerin görünüşü bile kıza benzer, kız gibi davranırlar, aslında kızdan tek farkları penislerinin olmasıdır. Bu konudaki görüşlerimi yukarıda belirttim. dick-eater786'ya BARA türünü denemesini öneriyorum. Bara gay pornosu çizgi romanıdır. Gayler tarafından yazılıp çizilir. Yaoiden en büyük farkı sadece seks içerikli olması ve karakterlerin pürüzsüz yakışıklılar yerine bildiğiniz kaslı kıllı adamlar olmalarıdır. Yani sadece gaylere hitap eder. Bir şey değil gayler!

- "Ben gay değilim!" meselesi. Vakitlerinin %90'ını erkeklere sevişerek geçiren yaoi karakterlerinin hiçbiri gay değildir nasılsa. Sadece uke-kun fazla şeker ("Tıpkı bir kız gibi...") ve seme-san çok havalıdır. Onlar sadece birbirine aittir. Başka erkeklere ilgileri yoktur. Bu en yaygın yaoi klişesidir. Görünüşe göre yaoi yapımcıları biz kızların gay olmayan erkeklerin gay ilişkilerini daha çekici bulduğumuzu düşünmelerinden kaynaklanıyor ve genel fujoshi kitlesine bakarsak haksız sayılmazlar.

- Homofobik yaoi fangirlleri. İşte bu yüzden haksız sayılmazlar dedim ve fujoshiliğin homofobiyle hiçbir alakası olmadığını belirttim. Birçok fujoshi homofobik çünkü gayleri desteklediklerini iddia ediyorlar ama bara türüne saygıları yok çünkü "estetik değil." Gayler katlanılabilir ama lezbiyenler ewww. Gerçek hayatta kızsı bir gay gördüklerinde bayılana dek dalga geçerler. "Asansörde yiyişen dayılar" iğrenç ama x-kun ile y-kun'ın öpüşmesini görebilmek için kendilerini keserler. Ama her fujoshi böyle değil. Bugün yaklaşık 50 bölüm yaoi okumuş biri olarak fikirlerimi görüyorsunuz.

- Yaoi sağlıklı gay ilişkileri sunmuyor. Hemen her yaoide rastlayabileceğiniz en büyük sorun. İlişki her zaman semenin ukeyi sekse zorlamasıyla başlar. Sanki bir erkek sadece buna zorlandığı müddetçe gay ilişkiye girebilirmiş gibi. Üstelik seme ve uke arasında hatrı sayılır bir yaş farkı görülmesi de sıklıkla rastlanan bir durumdur.

Ve son olarak tamamen kendi görüşüm: Belki benim ve benim gibi kızların shoujoya karşı hissettiklerini hissediyor olabilirler. Yani nasıl ki biz ezik kızlar hayatlarımızın shoujolardakiyle alakası olmadığını biliyor ve shoujo okumaktan rahatsız oluyorsak onlar da gaylerin hayatlarının muhteşemmiş gibi gösterilmesinden aynı şekilde rahatsız oluyor olmalılar.

Kısacası yaoi problematik bir tür. Tıpkı eşcinsellikle ilgili diğer tüm türler gibi. Eşcinsellikle ilgili her şey gibi aslında. Çünkü toplumun eşcinselliğe bakışı problematik. Ama bara çok hard, shounen-ai çok soft, yaoi çok problemli diyenler için çözüm yok mu? Var: Yine yaoi'de. Yaoi'yi sevmeyenler lütfen hemen yüzünüzü buruşturmayın. Gerçekten güzel yaoiler var. Bu problemler genelde klasik yaoilerde yatıyor ama popüler olan güzel yaoiler de var. Elektel Delusion çok popüler ve harikadır. (Karakterler dışında.) Nakamura Asumiko'yu 18 yaş üstündeki okuyucularıma şiddetle öneririm. (Tamam, ben 18 yaşında değilim ve okudum ama pişmanım, zaten bu yüzden 18 yaş üstündekilerin okumasını söylüyorum. Fazlasıyla şiddet ve dram içeriyor. Yaş sınırlaması yapmayayım ama benim yaşımdaki birinin okuması gereken şeyler değil gerçekten. J no Subete'den sonra krize girdiğimi bilirim...) Psyche Delico kişisel favorilerimdendir. Okudukça iyi yaoileri keşfedeceksiniz zaten ve ben de yardımcı olabilirim. Sadece okuyucularımın ne kadarı yaoiyle ilgili bilmiyorum. Ben çok fazla ilgiliyim ama burayı gaylerden geçilmez yapmak istemem.

...Ama ne harika olurdu biliyor musunuz? Free'de her şeyin aynı olduğu ama herkesin birbirini sevdiğini kabullendiği, yani Mako ile Haru'nun, Rin ile Sousuke'nin, Nagisa ile Rei'nin canon olarak çift oldukları bir dünya Öpüşme ve sevişme olmasına gerek yok. Birbirlerini sevdiklerini bilmemiz yeterli. Owari no Seraph'ın baş karakterlerinin birlikte oldukları bir dünya. Levi ile Erwin'in (HAYIR, EREN'İN DEĞİL, EREN MİKASA'NIN ÇÜNKÜ.) birbirlerine aşık olduğu bir dünya. Kuroshitsuji gib baş karakterlerinin başta birlikte olmaları planlanırken satış karı için vazgeçilmediği/erkek baş karakterlerin birlikte olmasının eserin değerini düşürmediği bir dünya. (Gerçi Kuroshitsuji'nin böyle olması daha iyi oldu belki. Hani Ciel 13 ve Sebastian kim bilir kaç ama insan formunda yetişkin yaşında ya... Ondan.) İnsanların eşcinselliği sadece fetiş kabul etmedikleri, sadece gay türünde değil, "fantastik", "polisiye", "roman" gibi türlerde de gay baş karakterlere rastlayabildiğimiz, cinsel tercihleri ya da kimi sevdiğinin kişinin karakterini ve hayatını etkilemediği bir dünya ve bunu görebilecek kadar uzun yaşamak. Gaylerin tüm dünyayı kaplaması. Bir daha asla bebek bağırtısı duymamız çünkü kimsenin bebek yapamaması. İnsanlığın sonu. HEPİNİZ GEBERİN.

Not:  Umarım yazıda "penis" kelimesini çok fazla kullanmamışımdır.






18 yorum:

  1. Alice-san o kadar harika bir yazı olmuş ki söylenebilecek hiç bir şey bırakmamışsın ama bir iki şey gevelemeden yapamam.
    Neredeyse bütün erkeklerin içinde bir gaylik olduğunu söylediğin kısımda aklıma sınıftaki bir kaç erkek geldi. Birbirinin üstüne atlayandan, her tarafını elleyen erkekler var. Belki aşırı yaoinin bir sonucudur ama iki kişinin ciddi ciddi gay olduğunu düşünmüştüm, belki benim fesatlığımdır ama yani, neyse açıklaması baya uzun bir şey.
    Kaji Yuki ve mavi derken sanırım 'Ao Haru Ride'ı kast ediyorsun. Bana kalırsa bir shoujo olarak ortalama bir seri ve izlenmeyi hak eden, komedi yönü ağar basan shoujolar da var.
    Shoujounun yaoiden daha az sevilmesinde sanırım haklısın. Belki ergenlikle beraber tüm aşkların salaklık derecesinde saf olmadığını anladıkça yaoiler daha ilgi çekici geliyordur.
    Bütün kızlar gayleri sever sadece henüz keşfetmemiş olanlar ve farkına varamamış olanlar vardır. Hepsi lanet ön yargılar yüzünden.
    Eş cinselliği savununca eş cinsel olunmaz lafının yanlış bir yönü olduğunu düşünmüyorum. Sanırım demek istediğin eş cinsellik sanki kötü bir şey ama onlar bu kötülükten uzaklar şeklinde gibi konuşuyor olmaları.
    Romantik ilişkiler konusunda hiç diyecek lafım yok ama Onedera'nın biraz Misaki'yi örnek almasını umuyorum. Onodera'nın çektirdiğini hiç bir tsundere çektirmemiştir. Ölmeden Takano'ya itiraf ettiğini görebilsem yeter.
    Yaoiye tapmalarına rağmen yurilerden veya normal cinsellik içerikli şeylerden nefret eden kızların yaptıkları çok anlamıyorum ama bir ara bende sadece banzai 'yaoi' tarzındaydım. Yaptığım aptallıktı.
    Önerilerine bakmak isterdim ama henüz sadece 15 yaşında biri olarak aşırı hard yaoiler okumak için çok küçük olduğumu düşünüyorum. Yaoi sevsem bile her şeyin bir sınırı olmalı, en azından belli bir yaşa gelene kadar.
    Ah ah büyük ihtimalle Free'deki hiç bir shipimin gerçek bir çift gibi olduğunu görmeden ölecek olmak çok üzücü. Ayrıca Levi ve Erwin'le ilgili benim gözümde LeviXEren> ErwinXLevi. Aslında Eren'i herkesle shipliyorum ben, ama Levi'nin ayrı bir yeri var.
    Kuroshitsuji eğer Ciel biraz daha büyük bir karakter olsaydı ve shounen-ai olsaydı çok güzel olurdu ama belki shouta sevmediğimdendir (küçük çocukların fujoshilerin hayallerinde türlü şekillere girmeleri hoşuma gitmiyor) böyle olmasının daha iyi olduğunu düşünüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Erkekler sadece fujoshilerin değil, her türlü kızın kafasını karıştırıyorlar, yani devamlı birbirimizi öpen, sarılan, el ele tutuşan ve normal çiftlerin yaptığı çok az şeyi yapmayız biz kızlar arkadaşlarımızla. Buna rağmen birlikte eşcinsel gibi görünen erkekler çünkü... Görünüşe göre hepimiz nedenlerini biliyoruz. Ve bu normal erkeklerde bulunan ya da kendini bu kadar belli eden bir şey değil. İlkel kesimlerde daha fazla. Nedeni bastırılamayan abazalık içgüdüleri olmalı.
      Eğer hardcore için hazır hissetmiyorsan (*Amerikan gençlik filmlerindeki seks tavsiyesi veren olgun yetişkin rolüne bürünür*) gerçekten okumamalısın. O +18 uyarılarının konulmasını hep saçma bulurdum ama bazen gerçekten gerekli olabildiğini acı yolla keşfetmiş biri olarak tavsiyem bu.
      Bara ya da yuri sevmemekte sorun yok. Zevkine hitap etmiyor olabilir. Homofobik olmakta da. Görüşlerine hitap etmiyor olabilir. Beni deli eden sadece seksi oldukları sürece gayleri destekleyip homofobik olmadıklarını iddia edenler. Tamamen yanlış fikir uyandırıyorlar.
      Shouta konusunda kesinlikle haklısın. Cehennemden gelmiş bir yaoi türü. Boku no Pico da bu tür ama en azından animesi EN. BETER. ÖRNEĞİ. SAYILMAZ. BİLE. Ve benim bunu bilmem gerçekten acıklı.

      Sil
    2. Erkeklerin biribirine sürekli dokunmasıyla ilgili kitap yazabilirim. Bu bilgi nereden geliyor dersen bir gay erkek olarak 2 yıl liseyi yatılı okudum, oradan geliyor. Sağolsun cinsellikle çok erken tanıştırdı. Bu cinselliği deneyimlediğim erklerin yüzde 95ide heteroydu. 2sinin gay olduğunun birinin de biseksüel olduğundan şüpheleniyorum. Çok çenem açılmasın şimdi yorumlarda. Bu konu hakkında özel bilgi almak istersen bana ulaş Alice. :D

      Sil
    3. Ya onu bende biliyorum zaten. Yani eski okulumdaki erkekleri hatırlıyorum da... (Ve ORTA OKULDAN bahsediyorum - lise bile değil.) Biri birini iterdi, sonra topluca üstüne atlarlardı, yerde öyle debelenirlerdi falan... O zamanlar da fujoshiydim ama bir fujoshi olarak bile rahatsız ediciydiler. Ama her zaman açığım bu tür hikayelere zaten :D

      Sil
  2. aman alice, yaman alice, neden evden çıkmak üzereyken bloguna girdim alice, neden yazını okudum alice, neden cevap vermek zorunda hissediyorum alice.

    öncelikle bu blogda yaoi yazıların pek okunmuyor ama ben her daim sana cevap vermeye hazır ve nazırım alice...

    keşke benim de düşüncelerimi böyle yorumlar yoluyla olmadan aktarabileceğim bi blogum olsaydı ama o kadar şanssız bir insan evladıyım ki (şu anda space tuşum bile çalışmıyor, can çekerek yazıyorum bu cevabı) sen hislerime %90 tercüman olduğum için mutluyum...

    ben senden daha hardcore bi insan olduğum için (yaşım gereği) %90 tercüman olabilmişsin. cevabımın sonunda nedenini anlayacaksın tamamen. giriş paragraflarını bitiriyorum... -.-

    ilk olarak puanını shoujo daha az okunuyordan kırdım. belli ki sadece japonya ve türkiye dışında kalan ülkeleri kastetmiş, türkiyeden bahsetmemişsin. türkiyede hala zeynep-kerem kitlesi var. her diziden hetero bi ship bulmaya çalışan ilginç bi ergen kitlemiz var. bu kitle, otaku olsaydı muhtemelen shoujo okurdu. benim kafayı taktığım ilk konu bu. ben de shoujo okudum 12li yaşlarda (20 yaşın üstündeyim) ve hiçbir zaman kendimi o ezik kızlarla özdeşleştirmedim. ingilizceyi çok erken bir yaşta öğrendiğim için o zaman bile internette insanlara sorardım, yahu neden kendinizi ezik kızlarla özdeşleştiriyorsunuz diye. "özdeşleştirmesi daha kolay olduğu için," derlerdi. bense hep kötü kızları destekledim hetero shiplerimde (bugün bile hetero shiplerim var, zeynep-kerem ergenlerinden değilim ama, dediğim gibi 20 yaşın üstündeyim ama ship sahibi olmak bile bizi son derece ergen ve de asosyal yapıyor, ama bu durumdan hiç şikayetçi değilim). çünkü ben eziğim ya, o popüler kız gibi davranamiycam zaten hayatta, ne güzel o sergilesin bütün kaşarlık hünerlerini, elde etsin okulun en popüler çocuğunu, benim de içimde ukde kalmasın. evet kaşarlarla problemim olmadı hiçbir zaman. çünkü bahsettiğim shoujolardaki/young adult olan her şeydeki kaşar karakterler instagramda striptiz yapan gerçek günümüz kaşarlarını temsil etmiyorlar bence. femme fatale diyebiliriz, güçlü kadın diyebiliriz, zeki kadın diyebiliriz, ezik kızlardan çok daha iyi karakterler bence. bu fikrim bugün bile aynı ve bu fikir, benim bir feminist olmamda en büyük pay sahibi çünkü hemcinslerimden nefret etmemekle gurur duyuyorum. evet, instagramdaki o kaşarlardan bile nefret etmiyorum, bu da bana ait bi özellik.

    "Çünkü hem heteroseksüel hem yuri ilişkimde yaşadıklarımı yaoide görebiliyorum."

    bu cümle, her okuyucun gibi beni de cinsel yönelimin konusunda meraklandırdı ama paylaşmak istemiyorsan bu senin tercihin tabii ki.

    kuroshitsujideki son durumu bilmiyordum. iyi ki de bilmiyormuşum. açıkçası yaoiyi bırakalı bayaa oldu, ama çok özlüyorum... yani eskiden hiç derdim yoktu, ama şimdi en büyük derdim yüzünden en sevdiğim site olan tumblra giremiyorum...

    YanıtlaSil
  3. Öncelikle bu zor zamanında fikirlerini %90 oranında yansıtabildiğime çok sevindim, yorum için de ayrıca teşekkür ediyorum, aman okuyucum, yaman okuyucum u_u
    Şimdi benim bu yazıda bahsettiğim kitle tamamen anime izleyen kitle. Haklısın, normal kızlardan da bahsettim ama onlar ayrı, homoromantizmle tanışmış kızlar için bile heteromantizm her zaman ilk sıra olur, homoromantizm = metres ve heteromantizm = eş gibi diyebilirim. Bunun nedeni anime/mangalarla ilgisiz oldukları için yaoi gibi homoromantizm bağımlısı yapan bir türle tanışmamaları.
    Hetero karakter seçiminde haklısın çünkü bitch kadın loser kadından daha gerçekçi bir karakter tiplemesi. Animelerdeki loser kadın karakterleri gerçek hayatta bulamazsınız ama bitch kadınlar gerçekten vardır. (Hatta hepimiz biraz bitchiz.) Hemcinslerini sevmen de çok takdir edilesi çünkü söz konusu cins "kadın" cinsi olduğunda bu çok azımız için geçerli ve kesinlikle böyle olmamalı.
    Kuroshitsujideki son durumdan bende haberdar değilim, herhalde Sebastian her zamanki gibi pedoluğa devam ediyordur, bu eski haber. Başta yaoi olacakmış ama sonradan satış oranını etkilememesi için Sebastian ve Ciel arasındaki ilişkiyi hint şeklinde vermeye karar vermişler. Çünkü pedo normal ama gay tü kaka.
    Tumblrsızlığı hayal bile edemiyorum. Brrr. Düşman başına vermesin.

    YanıtlaSil
  4. SORMİYM SORMİYM DİYORUM AMA JUNJOU ROMANTİCANIN 3.SEZONUNDA NOLUYOR

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben ilk 3 bölümünü izledim ve diyebilirim ki aynı şeyler. Sadece Misaki olgunlaşmış. Üniversite 3'e geçti ya, iş güç telaşına düştü eşşek sıpası, sanki yavuklusu bestseller yazar değilmiş gibi... Hala varolan tüm erkekler sırf biz fangirller kıskançlık krizlerine fangasm geçirelim diye aralarına girmeye devam ediyor. Junjou Egoist henüz çıkmadı ama onlar da yaş problemleriyle devam ediyordur. Junjou Terorist'i hiç bilmiyorum - sevmem zaten.

      Sil
  5. LEVixEREN FOREVEER😠
    Güzel yazıymış

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Eh, ben Levi ile Erwin'i shipliyorum ama yaoi iyidir iyi.

      Sil
  6. O kadar iyi bir yazı olmuş ki hem düşündüm hem güldüm 😂 Aklımdakileri anlatmaya çalışsam bir eksik bir fazla böyle bir yazı olurdu heralde 😂

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, beğenmiş olmana sevindim. Diğer yaoicilerin duygularını da paylaşabilmiş olmak mutlu ediyor beni. :D

      Sil
  7. Muhteşem bir yazı olmuş içimdekileri dökmüşsün sağol peki bir şey sorabilir miyim çok böyle aşırı tavsiye ettiğin yaoi manga var mı varsa nolur şöyle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Saezuru tori wa habetakani bana göre gelmiş geçmiş en iyi yaoidir ancak yeni bölümlerini bekleme işkencesine katlanabilirsen...

      Sil
  8. sıkmayan, bilgilendirici bir yazı olmuş. HEPİMİZ GEBERECEĞİZ ;)

    YanıtlaSil
  9. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Neden sildin yorumunu? Dün görüp zevkle okumuştum, yanıt vermeme fırsat kalmadan silmişsin. Üzüldüm :/

      Sil
    2. yazının epey önceden yazılmış olduğunu düşündüğümden silmiştim ama anlaşılan sorun değilmiş. çok iyi yazdığını söylemem yeterli öyleyse :)

      Sil