1 Temmuz 2015 Çarşamba

Uzak Doğu Mimi

Gurakawa Yuu-chan'a beni mimlediği için çok teşekkürler. *-* Gerçi yanıtlamakta geç kaldım ama... Önceki yazı çok zaman ve enerji aldı. TT_TT


1-)Doğu Asya ile ne zaman tanıştın ? 

Yani Doğu Asya'nın varlığından ne zaman haberim olduğunu tam olarak bilmiyorum... (Çok acayip değil mi? Bir şekilde dünya hakkında genel bir bilginiz oluyor. Ama nasıl oluyor hatırlamıyorsunuz!) Bir şekilde Japonya, Kore, Çin gibi ülkelerin varlığından haberim vardı... Hatta uzak doğu temalı şeyleri severdim. (O temanın ne teması olduğunu bilip bilmediğim ayrı konu...) Kuzenlerimin bakıcısının izlediği dramalar, sakuralar, katanalar, kimonolar, küçük kaplarda yenen değişik yemekler, Mulan ve diğer Asyalı kadınlar... (Şu anda gözüme özellikle güzel görünmeseler de, küçükken Asyalı kadınları dünyanın en güzel kadınları olarak görürdüm, zevkim değişmiş demek ki...) Bunlar güzel şeylerdi. Bu yüzden birçok insanın aksine Asyalı şeylere karşı "çan çin çon" gözüyle yaklaşmadım hiç. Ama ne zaman ne olduklarını bilir hale geldiğimle ilgileniyorsan...


2-)Ne ile tanıştın (anime,manga,dizi film,müzik,oyun ,arkadaş ,blog vb.)?

Animeler sayesinde tanıştım!

3-)Favori ülken hangisi ?

Tabii ki Japonya. Çünkü animeler sayesinde tanıştım ve animeler (ve Haruki Murakami kitapları ama hikayeler Japonya üzerine odaklı olmadığından...) dışında Doğu Asya'yla güçlü bir bağlantım yok. (Ha bir de mutfağı olabilir. Çoğu insan şu animelere "çizgi film" deyip geçiyor ama çok güçlü bir reklam malzemesi aslında. Sırf o yemeklerin görüntüleri bile insanı kendine çekiyor.)

4-)Bu sevdana ailen ne diyor ?

Aile çapına yayılacak kadar güçlü bir sevda değil benim ki... Hatta sevda bile denemez. Animeler nedeniyle Japonya'nın güzel bir ülke olduğunu düşünüyorum, gitmek de istiyorum ama Japonya ve kültürü hakkındaki ilgim ve bilgim öyle aşırı düzeyde değil, bu işe anime izleyerek başlayan başka insanlarla kıyaslarsak...
Gene de anneme göre ben bir "weeaboo"yum, o bu kelimenin varlığını bilmese de, bana yaptığı muamele tam olarak bu. Animelerden başka hiçbir işim gücüm yokmuş gibi davranıyor çünkü. Mesela geçen sene kendisinin çok yakın arkadaşı, benimse babam gibi olan bir aile dostumuz geldiğinde, onunla tüm gün ben ilgilendim çünkü annem tüm gün çalışıyordu.  Uzun yıllardır görüşmemiştik hiç ve birçok şeyden bahsettik haliyle. Peki annemle buluştuğumuzda ona söylediği ilk şey ne oldu?  Tabii ki: "Sana da bahsetti mi animelerinden?" O kadar utandım ki... Çünkü alt tarafı bir sene boyunca gerçekten tutkuyla sevdiğim bir şeyi (Sonra anime izleme miktarım giderek düştü... Zaten anneme anime sevgimi sadece weeaboo'luğun hiç kimse için dizginlenemez olduğu o ilk başlarda belli ediyordum. Sonra itici tepkisi nedeniyle bir daha ona asla animelerden bahsetmedim. Yine de adım çıkmış bir kere...)
Diğer aile üyelerimin haberi yok. Yani annem tüm dünyaya duyurduğu gibi onlara da "ALICE ANİME İZLİYOOOR" diye duyurdu - sanki insanların umurundaymış gibi... Tabii ki ben kendim devamlı animelerden bahsetmediğim için hiçbiri olayı annem kadar büyütmedi. Bir tek kuzenim biraz sinir oldu çünkü animelerle daha çok ilgilenmeye başlamıştım ama ağabeyi de hentai dışında anime izlemeye başlayınca sustu.

5-)Bu sevdan nasıl gelişti? 

Elbette Japonya güzel memleket ama bizi bu kadar çekmesinin temel nedeni hemen hemen tüm animeler Japonya'da geçtiği için Japonya gözümüzde bir nevi Kaf Dağı'na dönüyor. Tamam, Japonya'da dünyayı kurtaran liseliler olmayabilir, ama sakura, seifuku, bento, kimono, geleneksel Japon evleri, festivallar vb. kültleşmiş öğelerin gerçek olduğu bir yer... Yani bir shounen hayranı olmasa da shoujo hayranı için gerçek bir cennet çünkü hayallerinin gerçek olduğu yer. Geri kalanlar için de hala kutsal: Sonuçta bu kültürel öğeler her türlü animeye yediriliyor.  Dediğim gibi, "çizgi film" deyip geçmemeli, koskoca Disney bile animelerle baş edemez hale geldi.

6-)Peki arkadaşların ne diyor ? 

Hahaha... Annemin aksine arkadaşlarım bana ne kadar "weeaboo" muamelesi yapsalar haklılar. Çünkü... Tüm weeabooluğumu onlardan çıkardım. (Tüm sınıfa ve hatta öğretmenlere bile manga okutuyordum ya...) Kimisi sayemde animelerden & Japonya'dan tiksindi kimisi şu anda benden daha hayran.

7-)İlk (anime,dizi,manga,film,oyun,müzik ) hangisi ve adı?

Death Note. Ama Death Note Japonya'yı sevdirecek nitelikte bir anime sayılmaz. Düşünüyorum da ilk izlediğim animelerden hiçbiri öyle değil. (Hellsing, Black Lagoon, Elfen Lied...) Sanırım bu "sevda" Durarara'yla başlamış olabilir.

8-)Bloğun sana verdiği faydalar ?

İşte bu soruyu bana sormayacaktınız...
Öncelikle, evet, herkes gibi benim de yazmam gelişti ve içimi dökme fırsatı buldum vs. vb... Ama benim için sanırım biraz daha özel. Burası benim kendim gibi olduğum tek yer. Kimseye gerçek benliğimi gösteremiyorum çünkü gösterdiğim kimse artık yok. Ama bu bir blog ve beni terk edip gitmesi mümkün değil. Bu yüzden burası sessizlik, içe kapanıklık, iticilik gibi şeylerle örterek özenle sakladığım gerçek kimliğimi saklandığı yerden çıkarabilmek için tek fırsatım. Ha bir de bu blog sayesinde tanıştığım insanlar var tabii... Aslında şu anda hayatımda bu blog sayesinde tanıştığım kimse yok. Ama geçmişte oldu (Kimisi iyi kimisiyse berbattı.) ve insanlarla kendim olarak konuşma fırsatı bulabilmiş oldum böylece. Bu insanlardan hiçbirinin artık hayatımda olmaması, zaten çoktan böyle düşünmüyorsanız, gerçekten ne kadar anlaşılmaz bir insan olduğum hakkında fikir verebilir. İşte bu yüzden burası delice kıymetli... Herkes için olduğu nedenlerle de değerli elbette: Yazımım gelişti ve her zaman içimi dökebiliyorum. Yorumlar/tepkiler mutlu ediyor ve teşvik ediyorlar. Hatta bazen tek sosyalliğim oluyorlar.

9-)Blog açmaya nasıl karar verdin ?

*8 yaşında internetle tanıştığım zamanlara dönüş~*
Zaman: Yaz tatili.
Yer: Teyzemlerin evi. (Anneannemle onlar tatildeyken evlerine göz kulak olmak için gittiğimiz 1 saat boyunca fırsattan istifade her şeyi kurcalardım, kitaplarını alırdım, oyuncaklarıyla oynardım, playstationlarını kurcalardım ve bilgisayara geçme cesaretini henüz bulmuştum. Bilgisayar dersinden internetin ne olduğunu biliyordum. Ama derinliklerine dalmaya henüz başlayacaktım...)
"Acaba insanlar nasıl yazdıklarını internette paylaşıyorlar? O.O *biraz araştırma yapar* Hmmm... *-* *blogcu'yu keşfetti* Acaba nasıl kaydolunuyor? *-* *biraz araştırma sonucu kaydolur* ANANEEE KENDİ BLOĞUMU AÇTIM!!!" Blogcu'da bir sürü bloğum oldu, burada ise sadece bu, bu bloğu da herkes blogger'a geçince açtım.


10-)Doğu Asya'ya laf yedirir misin ? 

Tabii ki yediririm. Zaten milliyetçi bir insan değilim, kendi memleketime bile laf yediririm, niye elin memleketini savunayım? Yanlışları olmayan devlet yoktur.

SONUNDA BİTTİ.
Not: Canım sushi çekiyor. Bana İstanbul'da Japon lokantası önerin. (Lütfen.) Yeri hiç önemli değil.



6 yorum:

  1. Sushi tarzı şeyler bana uzak geldiği için ben hiç gitmedim ama daha önce arkadaşım İstanbul'da Sushico diye bir yer var demişti. https://www.sushico.com.tr/tr/subeler.php

    YanıtlaSil
  2. Sushico'yu biliyorum ama hiç denemedim. O.O Bir bakayım. Teşekkürler ^-^

    YanıtlaSil
  3. Tpp hakkında ne düşünüyorsun? O.O

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. abovvvvv bi,zim sonumuz demek. obama gay evliliğine izin verdi ya. wikileaks diyo ki bu, tayyip gibi başka bi planın paravanıymış... tpp, trans-pacific partnership demek ve şimdilik amerika ve pasifik ülkelerini ilgilendirse de, bizim de kullandığımız çoğu site amerikan tabanlı olduğu için (bu site bile) indirdiğimiz mp3, mp4ler yüzünden hapis cezası yiycez... kulağa inandırıcı gelmiyor ama bunu obama diyor... copyright konusunda ciddi yaptırımlar geliyor (kabul edilirse) ve başka maddeleri de vardı tabi ama beni en çok bu madde alakadar etti çünkü bu resmen sansürcülük... türkiyede youtube yasaklandığında neler olduğunu hatırlayacak olursan, tayyibin ilk işi bu konuda sevgili obamanın yolundan gitmek olur... yani tumblrda paylaştığın bi resim bile telif haklarına karşı geliyor olabilir. bi death note fanfici yazınca "kaynak veeeeerrr ne bilelim biz senin tsugumi olduğunu, onun kimliğini çalıyosun, onun sanatını çalıyosun, all the characters of death note c tsugumi ohba demek zorundasın" diye öten amerikan gençliğiyle dalga geçemiycez artık... sevdiğimiz vloggerların ne kadar fenomen olduğunun bi önemi kalmıycak ve daha bi sürü felaket...

      *politikadan nefret ediyorum. anarşist olucam >.>*

      Sil
    2. Ne oluyor lan? Nesilce sıçtık o vakit.

      Sil