28 Haziran 2016 Salı

Death Note Drama: Önyargı

Yazı tam da başlıkta okuduğunuz şey hakkında.

Bir süre önce ("Bir süre önce" demek için üstünden fazla uzun zaman geçmiş olabilir, bilemiyorum, gerçekten ne zaman olduğunu hatırlamıyorum çünkü.) burada Death Note dramasının (Bu arada neden Asya dizilerine "drama" deniyor?) muhabbeti dönmüştü, ben de izleyeceğimden ve tabii ki hakkında bir şeyler karalayacağımdan bahsetmiştim. Ancak Death Note'un kendisi hariç tüm varyasyonları  (Live actionı, light novellerı, müzikali olsun...) beni öylesine itiyor ki, bugüne dek bir türlü yapacak güç ve isteği kendimde bulamadım. Ancak azılı bir Death Note hayranı olarak bundan kaçarım da yoktu... Ve sanırım bugün, kaderimle yüzleştiğim gün olacak. (Bayat Türk dizisi adı kullanımı için üzgünüm.)

Fakat öncelikle, diziyle ilgili başlamadan önceki izlenimlerimden bahsedeceğim. Çünkü şimdi yazacaklarımla, bitirdikten sonra yazdıklarım hangi noktalarda çelişecek ya da örtüşecek, merak ediyorum. Daha önce hiç böyle bir şey yapmadım ve bence ilginç olacak.  

Başlamadan önce şunu da belirtmeliyim, dizi hakkında bildiğim tek şey asıl Death Note'dan farklı bir hikayesi olduğu. (Ki live-action'ları da böyleydi.) Ancak bu hikayenin nasıl ilerlediği hakkında bir fikrim yok. Kaçınılmaz olarak aldığım birkaç spoiler ise, spoiler sayılmaz çünkü normal hikayede de olan şeyler.  


İlk posterle başlayalım.

Uyarı: Sevmediğim bir şekilde maddeler halinde sıralayacağım eleştirilerilerimi saçmalık derecesinde detaylı bulabilirsiniz ancak konu Death Note olunca, benden başka türlüsünün beklenemeyeceğini unutmayın lütfen.

1 - Öncelikle, arka plandaki ay motiflerine hiç anlam veremedim. Tamam; Light'ın arkasındaki ayın onun "kara", L'in arkasındakinin de onun "ak" oluşunu temsil ettiğini anlayabiliyorum ama...  Kimin "ak", kimin "kara" olduğuna karar vermek izleyiciye düşmüyor mu? (Bunu posteri tasarlayan kişiyle aynı kararda biri olarak söylüyorum bakın.) Hatta Death Note tamamen bu karar üstüne kurulu değil mi? (Kim ak, kim kara - kim yanlış, kim hatalı - kim adalet, kim haksızlık...) Bence bu tür taraflı ve fazla bariz bir gönderme olmamalıydı.

2 - Yine arka plandan devam edecek olursak, şehir silüeti de anlam veremediğim bir başka şey. Sanki bir aksiyon dizisi havası veriyor postere ama Death Note içinde aksiyon olmakla birlikte, en iyi polisiye ve psikoloji türlerine sığabilecek bir seri. Ve bu türde bir yapımın posterinde daha sade, ağırbaşlı bir arkaplan kullanılması bence daha uygun olurdu. (Dedi 17 yaşındaki ergen, tasarım konusundaki üstün bilgisine dayanarak.)

3 - Yine arka plan motiflerinden biri olarak kullanılan Ryuk, tipik bir Ryuk gibi görünüyor.

4 - Gelelim karakterlere! Death Note dramasının diğer DN yapımlarından en büyük farkı, L ile Light dışında, Near'ın da ana karakter olması. Mello'ya gelince, onu çıkarmayı yine becerememişler görünüşe bakılırsa. Bana soracak olursanız, Mello diye saçmasapan birini çıkarıp karakteri lekelemelerinden çok daha iyi böylesi. Hiç uğraşmasınlar, o gerçekliğe uyarlanamayacak kadar fantastik haliyle bıraksınlar Mello'yu. Her neyse, gelelim paçayı kurtaramayan karakterlere...
Light'la başlamak gerekirse, OLMAMIŞ. Sigh... Tamam; Light Yagami canlandırması ciddi oyunculuk becerisi isteyen bir karakter ve hem bu beceriye sahip, hem de görüntüsü ve yaşı Light'a yakın bir oyuncu bulmak çok zor iş. (Tabii Zac Efron'u seçmiyorsanız.) Ama live-action'la kıyaslama yaparsak, orada Light'ı canlandıran Tatsuya Fujiwara  bence Light hayranlarından gördüğü nefreti hak edecek kadar kötü bir iş çıkarmamıştı. Genç değil ama Light gibi tipik bir yakışıklı olmasa da değişik bir havası var ve ayrıca Light'ın agresif karizmasını gayet iyi yansıtmıştı. Live-action'ın posterine baktığınızda orada Light'ı görebiliyorsunuz. Ama bu çocuk? Üzgünüm ama bu çocuk Light değil. Biraz hırpalanmış ama iyi bir psikolojik tedaviyle düzelebilecek "sorunlu çocuk" sadece. Yani Kaneki Ken. Bakın Kaneki olarak gerçekten iyi iş çıkarabilir, o potansiyeli görüyorum ama Light olarak bana hiç umut vermiyor. Umarım diziyi izledikten sonra performansıyla bana bu sözlerimi yutturur ama şu anda böyle bir şey olabileceğine hiç ihtimal vermiyorum açıkçası.

Light, ona kareli gömlek giydiren kişinin adını gözyaşları içinde Death Note'a yazardı. Kareli gömlek? Light Yagami a.k.a haki pantolon kralı? Klasik moda anlayışının alçakgönüllü temsilcisi? CİDDİ MİSİNİZ!? 

Sırada Near var! (Israrla L hakkında konuşmaktan kaçındığımı fark ettiniz mi?)  Bakın, Near'ın ümit vadettiğini söyleyebilirim işte. Saçıyla oynaması detayını eklemelerine gerçekten çok mutlu oldum! Yüzündeki o itici bakış da tam Near-vari. Koyun kafam benim.  (*annelik içgüdüsü depreşti*)

Bugün kaderimle yüzleştiğim günse, bunu da er geç yüklenmek zorundayım sanırım. LÜTFEN BİRİ BANA BU DEPRESİF K-POP ŞARKISI KLİBİNDEN ÇIKMIŞ K-POPÇUNUN  L OLMADIĞINI SÖYLESİN. Öyle olduğunu biliyorum, karakteri değiştirdiklerini de biliyorum ama madem öyle, NEDEN ADI L OLARAK KALIYOR? NEDEN BAŞKA BİR AD BULAMIYORSUNUZ? ALFABEDE 29 TANE HARF VAR: A, B, C, D, E... ALIN BİRİNİ KULLANIN! NEDEN BENİM TUHAF DEDEKTİFİME SESLENİLEN ŞEKİLDE ADLANDIRIYORSUNUZ BU OPPAYI!? Bu kadar. Bu beyaz gömlekli, yüzüklü (Hayrola, düğün mü var?) ve parmağını seksi bir şekilde köfte dudaklarına götürmüş çocuğu L'le kıyaslamayacağım çünkü kıyaslanacak yanları yok, ikisi açıkça bambaşka karakterler. Dolayısıyla yorumumu diziyi izleyip karakteri tanıdıktan sonra yapacağım. Sadece "Sen L'i kim oynasa beğenmezsin ki" diyenlere live-action'da Kenichi Matsuyama tarafından canlandırılan L'i gayet sevdiğimi söylemeliyim. Kenichi Matsuyama da tam olarak L değildir, dolgun dudaklı biri L olamaz zaten ve kimse de beni aksine inandıramaz. Anime-mangalarda dudak etleri (Kulağa bir yamyam terimi gibi gelmiyor mu? "Dudak eti". Yamyam bir Jamie'nin o sağlıklı ama bütün sağlıklı şeyler gibi tadı berbat olan sandviçlerini umutsuzca biraz daha lezzetli hale getirmek için kattığı şeylerden biri olabilirdi.) pek belirgin şekilde çizilmez ama L'in dolgun dudaklı olmadığını anlamak için çizimlerine bakmaya gerek yok. İnce dudaklı ruhu var onda. Her neyse, Kenichi Matsuyama o dolgun dudaklarıyla [Haydi görünüşünü bir kenara bırakalım. Bu arada, Kenichi Matsuyama'nın görünüşünü beğenmediğimi sanmayın, beğeniyorum çünkü - sadece L olarak değil. (L'in görünüşüne karşı hissettiklerim, gerçek ya da hayali başka kimseninkine karşı hissedemeyeceğim şeyler, oysa Kenichi Matsuyama görünüşünü beğendiğim erkekler arasında daha birçok isimle birlikte yer alıyor.) Bir ara ona benzeyen bir çocukla çıkmıştım, çıktığımızı anlamamıştım ya gerçi, bazen keşke onu öpseydim diye düşünüyorum ama sonra yine midem bulanıyor. AMAN NEYSE] bile iyi bir L olmuştu. Yani şu aşağıdaki giflere baktığımda L'i görebiliyorum:
Bu tam da L'in konsantre olmuş bakışları. 
O YAVAŞÇA BÜYÜYEN GÜLÜMSEME KALBİMİ ERİTEBİLİR. 

Yani L gözünüzün önünde bir manga karesi ya da anime sahnesinde bunu yaparken canlanmıyor mu?

Yani çok iyi bir L'dir Kenichi Matsuyama. Bunda anime karakterlerini canlandırmaya alışık olmasının da (Gantz, Detroit Metal City, Usagi Drop gibi başka live-actionlarda da oynuyor çünkü - hem de yine ana karakteri.) payı olacak elbet. Peki neden dizi için de böyle birini bulamıyorlar ki? Hatta neden direk yine Kenichi Matsuyama oynayamıyor? Tamam, bu pek olası bir şey değil. (Biliyorsunuz, konu Death Note olunca hayal gücüm zıvanadan çıkabiliyor.) Ama Light için bulduğum çözüm daha bile çılgınca: Mamoru Miyano. Yani Light'ın seiyuu'su/ses aktörü. Biliyorum, kendisi aktör bile değil. (Gerçi ses aktörlüğü, normal aktörlükle sanıldığından çok daha ilişkili.) Ayrıca kendisini azıcık tanıyorsanız Light'la en ufak bir alakası bile olmadığını zaten biliyorsunuzdur. Ama gidin de Light canlandırmasını bir izleyin.  O enerjik, tatlı adamın bizim psikopat megalomana dönüştüğünü görünce yine bana hak vermeseniz bile en azından fikrim o kadar da saçma gelmeyecek. (Bu arada sonunda attığı o kahkahanın sevimliliği sizi de büyülediyse, biraz daha büyülenmek için şunu da izleyebilirsiniz.) Yani azıcık oyunculuk eğitimiyle kapardı bu işi Mamoru. Hiç olmadı, sesinin tanıdıklığı cezbederdi bizi.

Neyse, hayalleri bırakıp yine gerçekliğe dönelim. Sırada fragman var! Youtube'da dramanın fragmanını aratınca birkaç farklı şey çıktı karşıma ama ben ilkine tıkladım, o da bu çıktı işte:

1 - Animenin en büyük özelliği, duyguların abartılı işlenmesidir ama Death Note'un animesinde bile duygular bu kadar abartılı şekilde işlenmemişti. (Elbette ki şu sahne hariç.) Light'ın kolunu tutarak yazdığı sahnede -muhtemelen Death Note'u ilk kullanışı ve hala adaletini sorguladığı sıralar- gülmemi bastıramadım. Ayrıca fragman normal Death Note'un aksine çok hareketli, bu da bildiğimiz o ağır hikayeden farklı bir Death Note izleyeceğim hissi uyandırıyor ama belki de sadece izleyici çekme taktikleri bu -seriyi heyecanlı ve aksiyonlu göstermek-, bilemiyorum.

2 - Sahneleri bir kenara bırakırsak, görüntüler gerçekten kaliteli gözüküyor. (Misa'nın işkence sahnesini merak ettim mesela bakın ve de Light'ın gökyüzüne baktığı yer de neresi öyle?)

3 -  Polis teşkilatının görevi daha büyük sanırım, L ve Light kadar gösterildiler neredeyse.

4 - L sembolü gerçekten çok havalıydı, kullandıkları ekipmanı alıp odama koymak istiyorum ama kapüşonunu geriye iterek yüzündeki sinsi gülümsemeyi gösteren "L"? PEKİ YA KUNDURALI "L"? KUNDURALI OLDUĞU YETMEZMİŞ GİBİ BİR DE O KUNDURALI AYAKLARINI MASAYA DAYAYARAK OTURAN "L"? Fragman Light'a gülmemin intikamını alarak gözlerimi yaşlarla doldurdu şu an.

5 - Ama Near gerçekten çok tatlı görünüyor bakın! Diziye başlamak için tek motivasyonum o herhalde. Eh, bir motivasyonum olduğuna da şükür - safi zorunluluktan olsa hayatta yapamam çünkü, biliyorsunuz.

6 - Şu ana kadar Misa aklımın ucundan bile geçmemişti (doğal olarak) ama fragmanda görünce açıp ona da bir bakayım dedim ve... İŞTE BU OLMUŞ. BU KIZ MİSA. OYUNCUNUN KENDİSİ DİREK MİSA RESMEN. Live-actiondaki fazla tatlıydı, bırakın 2. Kira olmayı, karıncayı ezerken bile hayal edemiyordunuz kızı.  Oysa bu kızda hem bir shinigamiyi kendisine aşık ederek öldürebilecek hem de düşmanlarının yüzünü topuklu ayakkabıyla ezebilecek potansiyel var, yüzünden belli.

Söyleyeceklerim bu kadar. Şimdi diziye başlamaya gidiyorum. Ama düşündüğümden bile kötü çıkarsa izlemeyi bırakabilirim, yani bu yazının devamı hiçbir zaman gelmeyebilir, söylemiş olayım. Acındırmak için filan demiyorum ama hayatım şu sıralar çok boktan. Aslında utanmadan ettiğim bu küfür, durumu açıklamıyor. Hayatım çok zor. Korkunç. Tek istediğim kaçmak. Ve beni kaçıramayan hiçbir şeyle uğraşmak istemiyorum.


Bulutların üstüne çıkana dek buna bakarım, daha iyi. Ve şimdiden havalandığımı hissedebiliyorum...


Yazıyı yazarken dinlediğim (Light'ın ölümü sırasında çalan parçaya "L's past" denildiğini asla bilmiyordum. Sanırım bulutlara çıktığımda biraz ferahlayacaksınız çünkü yağmur yağacak.) Şu anda ruh halime en çok uyansa bu. Yalnız, kendi söylediğine göre Death Note'uyla gayet mutlu olan Light'ın theme müziği neden bu kadar buruk, insanda yalnızlığı çağrıştıran bir müzik acaba? Merak ediyorum.  

19 yorum:

  1. Bu güzel yazı için teşekkür ederek başlayayım.:)Ardından daha yeni mi izlemeye başlayacaksın diye benim için şaşırtıcı bir soru sorayım istedim. O_O Bu kadar Death Note hayranı olan biri bu diziyi yeni mi izliyor diye kafamdan geçmedi değil yani.Neyse belki işlerin falan vardı.^-^
    Açıkçası diziyi izlemiş biri olarak yorumlarının şimdiden haklı olduğunu söylemeliyim.Her ne kadar eleştirmenler Lightın bu dizide mükemmel olduğunu söyleseler de ben bu yorumlarına çok katılamadım. Senin yorumunu daha iyiydi yani.Kesinlikle bir Kira değil sorunlu çocuk tabirin yani:)ve yorumların da kaçındığın L le gelirsek.Tam cuk diye oturmuş yazdıkların bence.Acayip alaycı bir L karakteri ortaya çıkmış.Dedektiflikle alakası yoktu bence.Hele o çarpık gülüşünü hiç sevmemiştim. Kenichi en iyi L di bence de.2016 filiminde de aynı oyuncular mı oynayacak acaba.Yeni versiyonunu merakla bekliyoruz artık.:)
    Yazının devamını da merakla bekliyoruz.^-^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aaa ben de bu güzel yorumun için teşekkür ederek başlayayım! Sonra, her ne kadar Death Note hayranı olsam da bu yapımların sade para amaçlı çıkarıldığını, bir derinlikleri olmadığını düşündüğüm için onlara karşı kayıtsızım genelde. Bir de burada sıraladığım nedenler yüzünden hiç başlayasım gelmedi. Senin gibi izlemiş birinin negatif eleştirilerimi doğrulamış olmasına da üzüldüm, belki beni şaşırtır, hatta dediklerimi yutturur diye umuyordum boş bir umut olduğunu içten içe bilsem de... Neyse, yine de izleyip hakkında bir şeyler karalamak için elimden geleni yapacağım meraklı bekleyişinin hatrına. ^^ 2016 filminde de bildiğim kadarıyla aynı oyuncular oynayacak, hatta dizinin kaldığı yerden devam edecek. Eleştirmenlerin Light'ı mükemmel bulmasına da gerçekten şaşırdım, belki izleyince ben de onlara katılırım ama böyle bir çocuğa hiçbir zaman "mükemmel Light" diyemeyeceğim her halinden belli aslında. Zaten en umutlu olduğum karakter Near. Fragmanda olsun, posterde olsun çok tatlı bir yavrucağa benziyor - hatta Near olmak için fazla tatlı gibi... Olsun, Near'ın bu versiyonunu da sevme olasılığım var. Kesinlikle sevmeme imkan olmayan karakter L diye çıkardıkları şu kunduralı sinsi yalnızca.

      Sil
  2. Kenichi Matsuyama geçen gün izlediğim bi dizide varmış şuan sen diyince fark ettim ama orda saçları çok kısaydı üç numara falam pek beğenmemiştim uzun saçlı hali iyiymiş *-* Ayrıca DN yo her gördüğümde ARTIK ŞU ANİMEYİ RAHAT BIRAKIN diye içimden geçiriyorum hatya bu sabah blogda da yazmıştım cidden tamam harika bir anime ama büyüsü bozuluyor... SOn olarak daaa live actionu gördüğümden beri Mamoru Miyano oynasın diye içimden geçiriyordum. TEk değilmişjm bu konuda :'lll

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. E dizilerde de oynuyormuş madem adam, neden direk L diye bunu almamışlar ki kadroya? Kendilerinin çizdikleri L tam bir mal ve Kenichi gerçek L'e gayet yakın olduğu için olacak herhalde... Death Note'u bırakırlar mı hiç, onlar için tam bir altın madeni. Alabilecekleri son kuruşa kadar donunu bile çıkarırlar bence. Müzikalini yaptılar ya... Anime/manga müzikallerine karşı değilim de, Death Note gibi bir seriye gider mi hiç? Animeyi ilk izlediğim zamanlarda arkadaşlarla şakasına yapmıştık biz de, gerçek oldu ya, şaka gibi resmen. Bu arada Light için Mamoru'yu düşünen tek kişi olmadığıma çok şaşırdım, başkalarının da aklından geçmişse küçük de olsa bir oluru var demektir bu işin... #MamoruforLight

      Sil
  3. Ah ah, bir türlü kurtulamadı şu live actionlardan Death Note. Dediğin gibi, seriyi tamamen sömürene kadar duracak gibi değiller.

    Gözaltı fetişimin olmasına sebep olan L'i bu hale getirdiklerini gördükçe cidden ağlayasım geliyor. T_T Her ne kadar Light'ı daha çok sevsem de L kesinlikle 3. boyuta uyarlanmaması, olduğu gibi bırakılması gereken karakterlerden.

    Bu arada Mamoru Miyano'nun Light'ı oynaması fikrine tamamen katılıyorum. Light ve Mamoru Miyano arasında hiçbir benzerlik hayal edemesem de Mamoru Miyano'yu ilk gördüğüm andan beri Light'a benzetirim. Ama Mamoru Miyano'nun normal hali aklıma geldikçe gülmeden duramıyorum, bence o kadar zıtlar ki.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunlar daha hiçbir şey, Amerikan filmi geliyor şimdi de... Gerçi o filmde Light Yagami yok, Light Turner var. :))) L ise yine evrensel ismine kurban gitmiş. Ah be L, ne olurdu senin adın da okumaya dilleri varmayacak klasik bir Japon ismi olup hiç değilse ismin temiz kalsaydı... Neyse, Mamoru'ya dönecek olursak, biliyorum, kişiliklerinin zıtlığı onu Light olarak düşünmeyi komik yapıyor işte ama azıcık oyunculuk eğitimi alsa olur bu iş. ^^ Ona bakarsan Free'de de Rin'den çok onunla en zıt karakter olan Nagisa'ya benziyor ama seiyuu event'lerinde Rin rolünü pek güzel kotarıyor. Ama bize danışan yok ki bu konularda...

      Sil
    2. Amerikan şeyi gelmesin mümkünse. Sanırsın isan kıtlığı var anasını satayım! Sokaktan birini seç sete götür daha iyi! 50kg makyaja mı batıracaklar anlamadım ki. |

      Sil
    3. Haydi birleşip Hollywood'daki stüdyoları yakalım. Hatta elimiz değmişken tüm Hollywood 'u yakalım, sanat dünyasına büyük bir iyilik yapmış oluruz.

      Sil
  4. Hiçbir eleştirin bana ters gelmedi aksine hepsi doğru. Asıl senaryoyu bu kadar değiştirmelerinin ve oyuncu seçimlerinin neden bu kadar vahim olmasının nedenini hiçbir zaman anlamadım. Şu ana kadar çıkan bütün rebootlar özür dileyerek söylüyorum ki s*çıp sıvıyor... Zaten kimse iplemiyor bunları öyle bir şey de var ehehueyhey

    Bu arada bloğunu bir iki ay öncesine kadar keşfetmiştim herhalde. Anlatış biçimin ve değindiğin konular çok iyi. Hiçbir blogdan update beklediğimi hatırlamıyorum, ilk burada oldu

    Yeni update bekliyoruzzz

    (bu arada dn draması zaman kaybıdır izlememen hayrına olurdu...)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, neyse ki pek ciddiye alınmıyor bu rebootlar (Bunların genel ismini öğrettiğin için sağol, daha kolay oldu böylesi) - izleyen genelde zaten Death Note'u ya da o seriyi izleyip beğendiği için buna da bir şans vermek adına izliyor. Yani "Death Note" deyince kimsenin aklına filmi, dizisi gelmez; animesi, mangası gelir... Ama bu Hollywood yapımı farklı, bunlar reklamını iyi yapar, her zamanki gibi sığ filmlerini (Çünkü bana bile Death Note'a sığ dedirtecek kadar sığlar) çok mühim bir şeymiş gibi yansıtırlar. Yani bu film çıkarsa kendini "Light Turner" iddia edip "bu çarpık dünyayı düzelteceğim" diye ortalıkta dolaşacak insanların türemesi çok olası. Yani TEHLİKE YAKLAŞIYOR.
      Yazılarımı sevmene sevindim, bu tür şeyler duymak hep çok mutlu ediyor beni. Teşekkür ederim. ^^ Umarım yakın zamanda yeni yazı eklerim.
      İlk bölümün yaklaşık 5 dakikası içinde verdiğim tepkiydi "bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete". Ama yapacak bir şey yok. Bindik bir kere...

      Sil
  5. Ben de diziyi bu yorumlarından sonra izlemeye başladım. O kadar da kötü değildi bence... Özellikle Near artık L'den sonra favorim oldu. L de o kadar kötü değildi bence ya! Bilmiyorum. Eğer L'in farklı bir versiyonu ilgini çekerse sevebilirsin... Daha bugün bitirdim diziyi... Ne olacağını bilmeme rağmen sanki daha yeni izliyormuşum gibi heyecanlandım. Bu arada kapak konusunda bir şey söylemek istiyorum. Kapakta ayrımcılık yapıldığını söylemiştin eğer bundan çok rahatsız olduysan diziden de soğuyabilirsin. Çünkü dizide (dramada) de aynı ayrımcılık yapılmış. L, Kira'dan daha iyi izlenimini uyandırıyordu. Ve bunu çoğu bölümde gözümüze sokmaktan da çekinmiyorlardı. Ben bir L hayranı olduğum için sıkıntı yaratmadı. Bir de diziyi hala bitirmediysen ve bitirmeyi düşünmüyorsan ne olur bir şans daha ver... En azından Near'ı biraz tanı... Sonrasında zaten dizi akıp gidiyor. Güven bana ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kendi yorumlarımı diziyi tamamladıktan sonra (Tabii eğer tamamlarsam.) yazacağım yazıya bırakıyorum ama beğenmene sevindim. En azından senin için zaman kaybından ibaret olmamış. Kendim içinse şu kadarını söyleyeyim; beni düşündüğümden bile çok hayal kırıklığına uğratan kısımları olmakla birlikte (Aslında hayal kırıklığı biraz hafif kaçtı. Bazı kısımlarda tam olarak dehşete düştüm.); beklediğim kadar uğratmayan kısımları da oldu. Near'ı ise beklediğim kadar sevdim. Ama L, bırak varyasyonlarını, bu dünyada başka hiç kimseyi sevmediğim şekilde sevdiğim bir karakter. Tamam, Matsuyama!L'i en azından diğer karakterleri sevdiğim şekilde sevmiştim ama dizi!L'i sevmem... İmkansız.
      Bu arada, en azından dizinin iddiasına göre ne olacağını bilmiyorsun çünkü normal hikayeye göre ilerlemeyeceğini söylüyorlar. Gerçi pek bir farklılık göremedik daha ama...
      Gelelim kapaktaki ayrımcılık meselesine. Bana kimin tarafında olduğumu soracak olursan, yanıtım şüphesiz L'dir. Ama mesele şu ki bu benim yanıtım, Death Note'un değil. Death Note hiçbir zaman belli bir tarafı adalet olarak göstermedi. Tersine, amacı hiçbir tarafın adalet olmadığını göstermekti. Hatta adalet diye bir şey olmadığını... Near bunu şöyle açıkladı: "Oyunu kazanamaz, bulmacayı çözemezsen yenilmişsin demektir.", Light ise: "Adalet... Kötülük... Sonuç her şeyi belirler. Biz Kira'yı yakalarsak, Kira kötülük demektir. Kira dünyaya egemen olursa, Kira adalet demektir." Yine Near'ın ifadesiyle: "Ne iyi, ne kötü; buna kimse karar veremez." Kader dışında.

      Sil
  6. 2017de cikacak filmde l zenci oluyor. Misa esmer ve adi mia. Lighti da nat wolf canlandiriyor. Ryuk var. Near yok. Mello yok. Mikami yok.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, haberim var. Gerçek bir katliam.

      Sil
  7. 2017 Hollywood bizim için ölüm o zaman, değil mi Alice? Ayrıca aylar (hayır, yıllar) sonra buraya uğramış ve sana yeniden ulaşmaya çalışıyorken klasik imzamı bırakıp beni tanımanı dileyeceğim. -B

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım bizim için değil de Hollywood için ölüm olur! Dünya çok daha iyi bir yere dönüşürdü.
      Ciddi hafıza sorunlarım var, artık hiçbir şeyi hatırlayamıyorum. Ancak klasik imzandan benim haberim olduğuna emin misin?

      Sil
  8. Eh,hatırlayamaman beni üzse de böyle olacağını tahmin edebiliyordum aslında. Bildiğinden eminim! Senin 13 yaşın, benim 14, msn zamanları; liseye geçince (ee, msn de ortadan kalktı zaten?!) konuşamaz olduk. -B

    YanıtlaSil
  9. Şimdi hatırladım, çok affedersin. Gerçi çok olmuş sahiden. Ben geçen yılı bile doğru düzgün hatırlayamıyorum.

    YanıtlaSil
  10. Bence karakterler oldukça uymuş. Ve poster de yerli yerin de düzgün bir şey. Sadece sen arka kısım da ki motiflere oldukça takıyorsun o kadar.

    YanıtlaSil